Vestee türkçesi Vestee nedir

  • Göğüslük.
  • Önlük.
  • Gömleğin ön kısmı biçiminde düzenlenmiş olan ve ceket veya hırka altına giyilen dekoratif giysi.

Vestee ingilizcede ne demek, Vestee nerede nasıl kullanılır?

Vestees : Gömleğin ön kısmı biçiminde düzenlenmiş olan ve ceket veya hırka altına giyilen dekoratif giysi. Göğüslük. Önlük.

Vested interest : Ayrıcalıklı bir toplumsal kümeyi, kurulu düzeni sürdürmeğe yönelten ekonomik çıkar. Kanuni hak. Çıkar. Menfaat. Kurulu çıkar. Kazanılmış hak. Sahip olma hakkı. Yerleşmiş çıkar. Müktesep hak.

Vested interests : Tanınmış haklar. Çıkar grupları. Çıkar çevreleri. Çıkarı olanlar. Kazanılmış haklar.

Vested rights : Kazanılmış haklar.

Be vested in : Verilmiş olmak (hak vb).

Harvester thresher : Biçerdöver.

Invested capital : Bağlanmış sermaye. İşletmeye konan sermaye. Yatırılmış anamal. Bir iş yapılmak üzere konulmuş ve ödenmiş anamal. Bir işletmenin net varlıkları. Bağlanmış anamal. Bir işletmeye sahipleri tarafından yatırılmış olan parasal kaynaklar miktarı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yatırılmış sermaye. Yatırıma dönüştürülmüş sermaye.

Harvesters : Biçerdöver. Orak. Harman makinesi. Orakçı. Ekin biçici. Hasatçı. Hasat makinesi. Hasat makinası.

 

Harvested : Saklamak. Hasat kaldırmak. Hasat edilen. İdareli kullanmak. Biçmek. Toplamak. Hasat edilmiş.

Divested : Görevden almak. Çıkarmak. Soymak. Mahrum etmek.

İngilizce Vestee Türkçe anlamı, Vestee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vestee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bibbed : Mama önlüğü. İş önlüğünün üst kısmı. Çok içmek. Alkolik olmak. Eğri ağızlı alaturka musluk. Bebek önlüğü. Tulum. Çocuk önlüğü.

Apron : Rüzgarlık. Peştamal. Ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Ayrıntı çizelgesi. Kayışlı taşıyıcı. Önlük giysi. Öndüzey (ön sahne) üzerindeki çıkıntı. Sahne çevresinin dışına ya da perde önüne çıkan sahnenin ön bölümü. Koruma kalkanı. Perakende satış yerlerinde satımcada yazılı niceliğin ayrıntılarını gösteren çizelge.

Point of intersection : Some noktası. Kesişme noktası. Kesişme çekidi.

Aprons : Koruyucu kapak. Kayışlı taşıyıcı. Apron. Rüzgarlık.

Bibbing : Alkolik olmak. Mama önlüğü. Çocuk önlüğü. Mutfak önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk. İş önlüğünün üst kısmı. Bebek önlüğü. Tulum.

Coveralls : İş tulumu. İş elbisesi. Tulum (giysi olarak). Giysilerin üzerine giyilen koruyucu giyim eşyası.

Bib : Mutfak önlüğü. Alkolik olmak. Çok içmek. İş önlüğünün üst kısmı. Çocuk önlüğü. Bebek önlüğü. Tulum. Eğri ağızlı alaturka musluk.

Gown : Laboratuvar önlüğü. Uzun kadın giysisi. Cüppe giydirmek. Kadın geceliği. Cüppe. Elbise. Gece giysisi. Biniş. Sabahlık.

Aproning : Apron. Koruyucu kapak. Kayışlı taşıyıcı. Peştamal. Koruma kalkanı. Rüzgarlık. Önlük giysi. Prostela.

 

Vestee synonyms : tube shaped structure, vestees, bibler, intersection point, vascular system, dicky, dickie, plastrons, tube, blood vessel, dickies, gowned, bibs, dickey, plastron, vas, dickeys, intersection, pinafores, pinafore.

Vestee zıt anlamlı kelimeler, Vestee kelime anlamı

Unproved : İspatlanmamış. İspatsız.

Dishonor : Namusunu kirletmek. Onursuzluk etmek. Leke sürmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Rezil etmek. Namusuna leke sürmek. Şerefini beş paralık etmek. Sözünü tutmamak. İki paralık etmek. Lekelemek.

Disesteem : İtibar etmemek. Saygısızlık etmek. Saymamak. Hor görmek. İtibarsızlık.