Walk of life türkçesi Walk of life nedir

Walk of life ingilizcede ne demek, Walk of life nerede nasıl kullanılır?

Walk : Gezinmek. Dolaşmak. Yürütmek. Dolaştırmak. Taşımak (iterek). Yürüyüşe çıkarmak. Gezmek. Üzerinde yürümek. Gezdirmek. Eşlik etmek.

Of : Hakkında. İle ilgili. Li. Karşı. -nin. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -dan. In. -li.

Life : Hayatla ilgili. Ömür boyu. Kişi. Yaşantı. Canlılık. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Dirlik. Hayat süresi. Yaşam. Durmuş.

Walk off : Uzaklaşmak. Kaçmak. Ayrılmak. Dolaşarak rahatlamak. Rahatlamak için dolaşmak. Çekip gitmek. Bir ileri bir geri yürüyerek birşeyi atmak veya ondan kurtulmak.

Walk off a big meal : Yemeği sindirmek için dolaşmak.

Walk off with : Kolayca kazanmak. Çalmak. Yürütmek. Omuzlamak. Aşırmak.

Walk off too much drink : Dolaşarak ayılmaya çalışmak. Ayılmak için dolaşmak.

A new lease of life : Yeniden doğma.

At my time of life : Benim yaşımda.

A matter of life and death : Can pazarı. Ölüm dirim sorunu. Çok önemli. Ölüm kalım meselesi. Hayat memat meselesi. Hayati mesele.

İngilizce Walk of life Türkçe anlamı, Walk of life eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walk of life ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stratum : Cortex cerebri’nin neocortex’inde piramidal hücrelerin dendrit’lerini kapsayan oluşum. Sınıf. Zemin. Stratum piramidale internum. Tabaka. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Cortex cerebri’nin neocortex’inde bulunan, oval ve üçgen biçimindeki hücreleri kapsayan oluşum. Temel tabakası. Thalamus opticus’u üstten örten ince beyaz madde tabakası. Stratum multiforme.

Facet : Böcek gözünün petek benzeri saydam kat bölgesi. Tıraş edilmiş elmas yüzü. Elmas yontmak. Sınıflamada bölüm, grup ya da alt grupların hepsinde bulunan görünüm. (örneğin iki nokta sınıflama yönteminde kişilik, nitelik, enerji, yer, zaman.). Faset. Bir konunun ya da herhangi bir şeyin çeşitli yüzleri. Elmasın yontulmuş yüzü. Traş edilmiş elmas ya da diğer değerli taşların yüzü.

Bedrock : Temel prensip. Temel kaya. İşin aslı. Temel bilgiler. Anakaya. Ana kaya. -e bir başka örnek. Dip kaya. Köken.

Calling : Çağrı. Ticari ünvan. İstek. Seslenme. Heves. Davet. Ticari unvan. Tutku. Telefon etme. Görev aşkı.

Status : İçtimai vaziyet. Hal. Durum. Yasal durum. Konum. Statü. Mevki. Prestij. Rol. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum.

Districted : İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Bölgelere ayırmak. Havali. Bölge. Yöre. Nahiye. İlçe. Semt. Sancak.

Career : Meslek yaşamı. Sürat. Kariyer yapma. Meslek hayatı. Uğraşı. Son hızda gitmek. Koşmak. Profesyonel. Meslekte başarı kazanma.

Avocation : Hobi. İş. Meşguliyet. Merak. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. Uğraş.

 

Avocations : Meşguliyet. Uğraş. Merak. İş. Hobi. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş.

Lifeworks : Yaşam süresi boyunca yapılan iş. Kişinin kendisini adadığı iş. İnsanın hayatındaki en önemli iş.

Walk of life synonyms : faceting, statuses, line of business, social class, callings, amputation, careers, bedrocks, occupation, fractions, breaking down, cutting, social conditions, job, lifework, cutoff, fraction, cutoffs, station in life, metiers, district, isms, path, lith, ism, social standing, amputations, metier, category.