Walk out of türkçesi Walk out of nedir

Walk out of ingilizcede ne demek, Walk out of nerede nasıl kullanılır?

Walk : Adımla ölçmek. Yürüyüş. Yürüyüşe çıkarmak. Üzerinde yürümek. Yürütmek. Gezdirmek. Gezmek. Eşlik etmek. Gezinti. Yürümek.

Out : Çıkarmak. Çıkış. Yanmak. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek. Bayılmak. Dışarı. Meydana çıkmak.

Of : -den. Nin. -nin. İle ilgili. Li. -nın. Karşı. Yüzünden. In. -in.

Walk out : Terk etmek. Greve gitmek. Dolaştırmak. Yürümek. Grev yapmak. Bırakmak. Çıkmak. Protesto için terketmek. Yürüyüşe çıkarmak. Çıkıp gitmek.

Walk out on : Terketmek. Yüzüstü bırakmak. Bırakmak. Terk etmek.

Out of : -sız. -dan. -in dışında. -siz. Dışında. Arasından. -den uzak. -den dışarı. Dışına. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak).

Out of balance : Balanssız. Dengesiz. Denksiz. Düzensiz.

Out of band radiation : Bant dışı ışınım.

Out of action : Kullanımdan çıkarılmış. Kullanım dışı. Saf dışı (oyuncu veya asker). Sakatlanmış. İşlemeyecek hale gelmiş. Çalışmaz halde. Kullanılmaz halde.

Out of breath : Soluk soluğa. Nefesi kesilmiş. Nefessiz. Nefes nefese. Soluğu kesilmiş bir halde. Soluğu kesilmiş. Soluksuz.

İngilizce Walk out of Türkçe anlamı, Walk out of eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Walk out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absquatulation : Bir yere beklenmedik bir şekilde ve izinsiz gitmek. Hızlı bir şekilde ayrılmak. Bir yerden aceleyle ayrılma. Kaçmak.

Breaking up : Ayrılma. Dağılma. (çiftlerin) ayrılması. Parçalayan. Ayrılma (sevgiliden). İlişkiyi bitirme. Sevgililerin ayrılması olayı.

Breaking out : Patlak vermek.

Desolated : Üzmek. Kimsesiz bırakmak. Perişan etmek. Terk edilmiş. Harabeye çevrilmiş.

Cedes : Devretmek. Terk etmek. Fariğ olmak. Teslim etmek. Vazgeçmek. Göçermek. Vermek. Feragat etmek. Bırakmak.

Be through : Beraberliği bitirmek. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Arkadaşlığı bozmak. Bitirmek. İşe yaramaz olmak. Bozuşmak.

Be through with : -i bitirmiş olmak. Aralarında her şey bitmek. Bitmek. Elini eteğini çekmek. Bitirmiş olmak. (ilişki) sonlanmak. İki kişi arasındaki ilişki bitmiş olmak.

Come of : Ortaya çıkmak. Sebeplenmek. -den gelmek.

Come about : (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Doğmak. Volta etmek. Olmak. Olay (bir yerde) geçmek. Meydana gelmek.

Bump up : Artırmak. Artmak. Yükseltmek. Yükselmek. Fırlamak.

Walk out of synonyms : be separated, desert, abscond from, abandons, blows, climb, come away, chuck, climbs, apostatized, ascend, arise from, bow out of, ascends, absent oneself from, broken through, ceded, cede, be off, desolating, chock up, apostatise, break with, apostatizes, break up, apostatizing, break through, cast aside, climbed, ascended, desolates, ceding, break out.