Walking committee türkçesi Walking committee nedir

  • Yürüyüşlerin kurallara uygunluğunu denetleyip, tartışmalı durumları çözümlemekle yükümlü bir başkan ile ayrı uluslu on üyeden oluşan kurul.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Yürüyüş kurulu.

Walking committee ingilizcede ne demek, Walking committee nerede nasıl kullanılır?

Walking : Yürüyüş. Yürüme (yürüyüş). Ayaklı. Bir ayak yerden kalkarken öteki ile öne basma kuralına bağlı olarak belli bir uzaklığa yürüyerek ulaşma. bu yolla, belli bir uzaklığa en kısa sürede yürüyerek ulaşmak amacıyla yapılan yarış. Gezme. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Asa. Döşeme. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme.

Committee : Yarkurul. Komite. Komisyon. Encümen. Heyet. Bir ortaklığın ya da kurumun yapılacak işlerinnin yönetimi sağlanılmak üzere aralarından seçecekleri sorumlu topluluk. Kurul.

Walking beam : Balansiye. Aktarma kirişi. Telsiz dalgalarının aktarımı. Dengeleme kolu. Telsiz dalga. Radyo dalgası. Çelik çubuklar veya döşeme kesitlerini bir soğutma yatağından veya fırından geçirme metodu. Denge kolu.

Walking beam furnace : Yürür kirişli fırın. Yürüyen kirişli fırın.

 

Walking boots : Tırmanma botu. Yürüyüş ayakkabıları. Yürüyüş botu.

Walking chair : Oyuncak bebek arabası.

İngilizce Walking committee Türkçe anlamı, Walking committee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walking committee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baton : Baton. Çubuk. Sopa. Değnek. Bayrak sopası. Cop. Baston. Asa. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru.

Arce of circle : Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş. Başlangıç kirişi.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

Combined competitions : Birleşik yarışlar. Çoklu yarışmalar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar.

Athletic : Atletizmle, atletle ilgili; atlete yaraşır. Bedence güçlü. Atletizmle ilgili. Spor. Sportif. Spora özgü. Atletik yapıya sahip olan. Atletik. Atletlerle ilgili.

Break the record : Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Sonaşamlamak. Rekor kırmak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Rekoru kırmak.

Angle of flight : Uçuş açısı. Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı.

 

Chief timekeeper : Süre yönetmeni. Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı.

Bar clearence : Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma. Çıtayı geçiş.

Approach : Benzemek. Görüşmek. Başvurmak. Yaklaşma. Girişmek. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Koyulmak. Ulaşmak. Yaklaşmak. Yaklaşım.

Walking committee synonyms : advancing foot, athletics, chief course judge, cage, athlete, caution.