Waterhole türkçesi Waterhole nedir

  • Su birikintisi.
  • Su göledi.
  • Su çukuru.
  • Büyük yağmur suyu birikintisi.

Waterhole ingilizcede ne demek, Waterhole nerede nasıl kullanılır?

Waterholes : Su çukuru. Büyük yağmur suyu birikintisi. Su göledi. Su birikintisi.

Waterhouse friderichsen syndrome : Waterhouse-friderichsen sendromu. Kanamalı böbrek üstü bezi nekrozu.

Water activity : Serbest su. Su aktivitesi. Su etkinliği. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw.

Water agreement : Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su sözleşmesi. Su anlaşması.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water ballet : Su balesi.

Water basin : Havza. Su havzası. Hücre içi, hücre dışı ve trans selüler olmak üzere üç formda vücutta bulunan su.

Water based : Suda yapılan. Su üzerinde uygulanan (bir spor faaliyeti). Su bazlı. Sulu baz. Ana bileşeni su olan (bir madde veya çözelti).

Water and sewage department : Su ve kanalizasyonu departmanı. Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim.

Water barrel : Kartel.

İngilizce Waterhole Türkçe anlamı, Waterhole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waterhole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Plash : Su sıçratmak. Şapırtı. Çağıltı. Çamurlu gölcük. Şapırdatmak. Foşurdamak. Şırıldamak. Şırıltı. Gürüldemek (su).

Sump : Yağ karteri. Karter. Toplama çukuru. Yağ teknesi. Pompa grubu. Çamur kollektörü. Hazne. Kazıya başlamadan önce kazılan tünel. Akıntı deposu.

Puddles : Gölet. Külçe fırınında tasfiye etmek. Tavlamak (demir). Sıvacı çamuru. Sıva haline getirmek (kil ve kum). Çamurlu suya girmek. Sıvamak. Çamurlamak (su). Çamurlu su.

Puddle : Külçe fırınında tasfiye etmek. Kumlu harç. Çiş yapmak. İşemek. Çamurlu su. Gölet. Sıva haline getirmek (kil ve kum). Sıvamak. Çamurlu suya girmek.

Waters : Su kitlesi. Karasuları. Hare. Su. Sıvı. Kalite. Deniz. Kaplıca suyu. Sular.

Sumps : Karter. Yağ karteli. Kazıya başlamadan önce kazılan tünel. Lağım çukuru. Yağ teknesi. Pompa grubu. Akıntı deposu. Toplama çukuru. Çamur kollektörü.

Vole : Tarla faresi. Vale.

Field mouse : Tarla faresi. Tarlafaresi. Kırsıçanı.

Backwaters : Durgun su. Tersine kürek çekmek. Siya etmek. Birikinti su. İlgisizlik. Bir barajın gerisinde biriken su. Kabarma. Durgunluk. Gelişmenin olmadığı yer.

Waterhole synonyms : genus arvicola, arvicola amphibius, microtus richardsoni, microtus, richardson vole, arvicola, genus microtus, waterholes, backwater, water hole, water rat.