Water basin türkçesi Water basin nedir

  • Havza.
  • Hücre içi, hücre dışı ve trans selüler olmak üzere üç formda vücutta bulunan su.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Su havzası.

Water basin ingilizcede ne demek, Water basin nerede nasıl kullanılır?

Water : Yaşarmak. Islatmak. Sulanmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Su. Suluboya. Sulamak. Göz sulanmak. Hafifletmek.

Basin : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Havuz. Kara ile çevrili liman. Yalak. Geniş kase. Leğen. Funda. Lavabo. Çevresine göre alçakta kalmış, genellikle tekne biçiminde yer. Küvet.

Ground water basin : Yeraltı suyu teknesi. İçinde yeraltı suyunu tutabilen, yanlarında ve altında geçirimsiz kayaçlar bulunan geçirimli bir katman.

Water activity : Serbest su. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Su etkinliği. Su aktivitesi.

Water agreement : Su anlaşması. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su sözleşmesi.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

İngilizce Water basin Türkçe anlamı, Water basin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water basin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Catchment : Su tutma havzası. Toplama. Hizmet alanı. Baraj havzası. Su toplama. Kaptaj. Tutma.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

River basin : Bir anaırmağın tüm kollarıyla yayıldığı ve komşu akarsu teknesinden «su bölümü çizgisi»yle ayrıldığı alan. Irmak havzası. Akarsu teknesi. Nehir havzası. Irmak bölgesi.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Catchment area : Birikme havzası. Kaynak havzası. Kapma havzası. Su toplama alanı. Tutma havzası. Beslenme bölgesi. Beslenme havzası. Su toplama sahası.

Water basin synonyms : a amplitude mod, basins, a band, abamectin, a clay, catchment basin, abattoir, abdominal fat necrosis, basin, abdominal distention, catchments, abdominal pain, abdomen.