Window curtain türkçesi Window curtain nedir

Window curtain ingilizcede ne demek, Window curtain nerede nasıl kullanılır?

Window : Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Camekan. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Vitrin. Cam. Pencere. Gösteriş. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Pencere menüsü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Curtain : Perdelemek. İç perde. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Perde. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Bölme. Tiyatro perdesi. Perde kapanış sözü. Ölüm. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Window and help : Pencere ve yardım.

Window arranging : Pencere düzenleme.

Window bar : Pencere çubuğu. İspanyolet.

Window blind : Panjur. Pencere storu. Güneşlik.

İngilizce Window curtain Türkçe anlamı, Window curtain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Window curtain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulkhead : Bölme perdesi. Su geçirmez bölme. Ara duvarı. Gemi bölmesi. Ön bölme sacı. Duvar. Bölme. Set. Bölme duvarı.

Draperies : Kıvrımlar halinde duran kumaş. Örtü. Çuha. Perdelik kumaş. Kumaşçılık. Tuhafiye. Döşemelik kumaş. Kumaş.

 

Curtain : Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Tiyatro perdesi. Bölme. Örtmek. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Ölüm. Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü. Perdelemek. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Perde kapanış sözü.

Cataract : Katarakt. Cavlan. Aksu. Çağlayan. Akarsu yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan ve akımı ile geçirdiği su çok büyük nicelik taşıyan düşüş. Çavlan. Şelale. Yüksekliği az olan. Taşkın.

Cloak : Örtbas etmek. Saklamak. Palto. Örtü. Örtmek. Gizlemek. Yelek. Paravan. Gocuk. Paravana.

Cloaks : Örtmek. Pelerin. Yelek. Paravan. Manto. Gizlemek. Örtü. Bahane. Palto. Gocuk.

Cataracts : Büyük çağlayan. Taşkın. Katarakt. Çağlayan. Aksu. Cavlan. Yüksekliği az olan. Şelale. Sel.

Drapes : Kumaş dekor birimi. Kalın perde. Bir dekorun parçaları olarak kullanılan küçüklü büyüklü perdeler. Kumaş.

Fret : Aşındırmak. Endişelenmek. Kemirmek. Üzmek. Eskitmek. Rahatsız etmek. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık. Sıkılmak. Kızmak. Perdeleri birbirinden ayıran demirler.

Damper : Mürdümeriği. Önleyici. Hava kapağı. Kapak. Bir kanaldan geçen hava miktarını ayarlayan kapak. Sürgü. Gizleyici. Üzen kişi. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Titreşim azaltan parça.

Window curtain synonyms : lambrequin, episode, drapery, covering, episodes, bulkheads.