Withholds türkçesi Withholds nedir
- Esirgemek.
- Vermemek.
- Tutulmak.
- Tahsisatları durdurmak.
- Saklamak.
- Tutmak.
- Kısıtlamak.
- Birine bir şeyi vermemek.
- Alıkoymak.
Withholds ingilizcede ne demek, Withholds nerede nasıl kullanılır?
Withhold an announcement : Duyuruyu bekletmek. İlanı geciktirmek.
Withhold from : -den kesmek. Saklamak.
Withhold judgment : Yargıda bulunmamak.
Withhold payment : Ödemeyi durdurmak. Ödeme yapmamak.
Withhold : Birine bir şeyi vermemek. Tahsisatları durdurmak. Tutmak. Alıkoymak. Tutulmak. Esirgemek. Vermemek. Kısıtlamak. Saklamak.
Federal withholding : Yasal kesinti.
Withholding : Kontrol altında tutma. Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Tahakkuk etmiş fakat ödenmemiş olan. Vermekten kaçınma. Kaynağında kesilen vergi. Tevkifat. Zapt etme. Sınırlama. Alıkoyma. Vergiyi durdurma.
Withholder : Zapt eden kimse veya şey. Vermekten kaçınan kimse veya şey. Hapseden kimse veya şey. Sınırlayan kimse veya şey. Alıkoyan. Azaltan kimse veya şey. Kontrol altında tutan kimse veya şey. Elinde tutan. Saklayan kimse veya şey. Durduran kimse veya şey.
Withholding tax : Stopaj. Vergiyi kaynakta kesme. Stopaj vergisi.
State withholding : Yasal kesinti.
İngilizce Withholds Türkçe anlamı, Withholds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Withholds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Begrudging : Fazla görmek (bir şeyi birine). Kıskanmak. İçine oturmak. Gözü kalmak. Çekememek. İstemeyerek yapmak. Kaçınmak. Çok görmek. İstemeyerek vermek.
Grudged : Vermek istememek. Haset etmek. Çok görmek. İsteksiz olmak. İsteksizce vermek. Hınç. Kıskanmak. Garez. Çok görmek (bir şeyi birine).
Bosom : Göğüs. Kucaklamak. Sine. Balkon. Çok yakın. Bağır. Gizlemek. Samimi. Yakın.
Grudge : Haset etmek. Hınç. İstemeyerek vermek. Kin. Çok görmek. Garez. Çok görmek (bir şeyi birine). Garaz. İsteksizce vermek. Kıskanmak.
Detains : İzinsiz bırakmak. Durdurmak. Hapsetmek. Engellemek. Geciktirmek. Oyalamak. Mahrum etmek. Gözaltına almak.
Attaint : İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Tenzil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Ayıp. Rezil etmek. Yakalanmak. Leke. Lekelemek.
Bound : Zıplaya zıplaya gitmek. Zıplamak. Bağlı. Sekip geri gelmek. Sınırlamak. Kuşatmak. Sektirmek. Kalgımak. Sınırlarını çizmek.
Blindest : Görmeyen. Açmayan (çiçek). Saçma. Körletmek. Okunaksız. Düşüncesiz. Kör etmek. Anlayışsız. Gizli. Gözünü almak.
Bury : Gizlemek. Cenaze kaldırmak. Defin yapmak. Defnetmek. Cenazeyi kaldırmak. Gömmek. Daldırmak. Defin etmek. Toprağa vermek.
Begrudges : İstemeyerek vermek. Fazla görmek (bir şeyi birine). Kaçınmak. Gözü kalmak. İçine oturmak. Çekememek. Çok görmek. Kıskanmak. İstemeyerek yapmak.
Withholds synonyms : deprive, constricting, delays, buries, constrains, abide by, attainting, bounds, keep to oneself, cloaks, grudges, keeping back, attaints, book, deter, add up to, book up, bosoms, circumscribing, affect, spared, keep back, abducting, forfend, be in a request, astrict, stint, cache, deny, bar, blinded, circumscribes, bosomed.
Withholds zıt anlamlı kelimeler, Withholds kelime anlamı
Unblock : Engeli kaldırmak. Debloke etmek. Blok çözmek. Blokunu kaldırmak. Öbek çözmek. Blokajı açmak. Tıkanıklığı açmak.
Unfreeze : Buzunu çözmek. Serbest bırakmak. Eritmek.
Allow : Sağlamak. Müsaade etmek. İndirim yapmak. Bırakmak. İmkan vermek. Düşünmek. Göz önüne almak. Vermek. Kabul etmek. İtiraf etmek.
Withholds antonyms : lose.

Bu kısımda Withholds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Withholds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Withholds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Withholds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.