Worthiest türkçesi Worthiest nedir

Worthiest ingilizcede ne demek, Worthiest nerede nasıl kullanılır?

Airworthiest : Uçuşa elverişli. Güvenle uçulabilir. Havada harekata elverişli. (uçak) uçuşa elverişli. Uçuşa elverişlilik. Uçmaya elverişli. Uçuş elverişlik. Havalanabilir. Uçabilir.

Worthier : Saygıdeğer. Değerli. Dikkate değer. Daha fazla değen. Değer. Önemli. Yakışır. Layık.

Airworthier : Uçuşa elverişlilik. (uçak) uçuşa elverişli. Uçmaya elverişli. Uçuş elverişlik. Uçabilir. Uçuşa elverişli. Güvenle uçulabilir. Havada harekata elverişli. Havalanabilir.

Unworthier : Alçakça. Layık olmayan. Hak etmeyen. Aşağılık. Yakışmaz. Değmez.

Worthily : Yaraşır biçimde. Uygun olarak. Yakışır bir şekilde. Yakışır şekilde. Uygun bir şekilde. Değerli bir biçimde. Değecek bir şekilde.

Noteworthiness : Dikkate değerlik. Dikkate değer olma. Önemli olma. Takdire değerlik. Dikkate değerlilik. Olağanüstülük. Takdire değer olma. Önem.

Newsworthiness : Haber niteliğinde olma. Haber değeri. Haber olma değeri. Halk için haber bültenlerinde bildirilecek kadar ilginç olma niteliği.

Creditworthiness : Borçluların güvenilirlik göstergesi. Kredi verilebilir durumda olma. Kredi almaya layık olma. Kredibilite. Kredi değerliliği. Kredi itibarı.

 

Noteworthily : Dikkate değer bir şekilde. Dikkat çekecek derecede. Takdire değer bir biçimde. Olağanüstü bir şekilde. Dikkate değer bir biçimde.

Airworthiness : Sefere elverişlilik. Uçuşa elverişlilik. Uçuşa hazırlık. Uçuş güvenliği. Uçabilirlik. Sefere uygunluk.

İngilizce Worthiest Türkçe anlamı, Worthiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worthiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moral : Ahlak dersi. Törel. Ahlaki. Tinsel. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Alınacak ders. Ders. Hisse. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Seemlier : Uygun. Yakışık alır. Daha yakışık alır. Daha uygun.

Preciousness : Kıymet. Aşırı incelik. Özentili anlatım. Kıymetli oluş. Pahalılık. Değerlilik.

Noticeable : Açık. Görülebilir. Göze çarpan. Belli. Farkedilebilir. Farkedilebilen. Dikkati çekici. Kolayca görünen.

Precious : Fazla nazik. Büyük. Yapmacıklı. Kıymeti olan. Kıymetli. Ender. Aziz. Pahalı.

Wellworn : Değimli.

Fittest : Formda. Yeterli. Sağlıklı. Yetenekli. Yerinde. Uygun. Zinde. En uygun.

Considerable : Epey. Hayli. Hatırı sayılır ölçüde. Oldukça. Hatırı sayılır derecede. Büyük. Ehemmiyetli. Hatırı sayılır.

Account : Düşünmek. Hesaplaşma. Hesap verme. Yakalamak (av). Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Hesaba katma. Avantaj. Avlamak.

 

Worthiest synonyms : nor' west, dearworth, respectable, premium, dears, big, bigger, fit, prized, costly, meritorious, amounts, worthy of, signal, north, northwestern, cautious, of note, costliest, christian, deserving, worthier, biggest, tape recording, burning, honourable, particular, reputable, mise, currency, notableness, northwesterly, well conditioned.

Worthiest zıt anlamlı kelimeler, Worthiest kelime anlamı

South : Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön. Güneyden. Az gelişmiş ülkeler. Güneyde. Güney. Güneyden esen. Güneye. Güneye doğru. Güneyden gelen. Lodos.

Valuable : Kıymetli şeyler. Kıymetli. Mücevherat. Çok yararlı. Değerli. Pahalı. Pahada ağır. Düzeyli. Faydalı. Değerlendirmek.

Worthy : Değer. Önemli kimse. İleri gelenlerden biri. Yaraşık. Saygın kişi. Saygıdeğer. Kodaman. Muhterem. Hak eden. Kıymetli.