Yaşantı nedir, Yaşantı ne demek

  • Hayat tarzı, içinde yaşanılan şartların tümü, hayat.
  • Yaşanılan bir an, hayatın bir bölümü
  • Yaşanılanlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan şey.

"Yaşantı" ile ilgili cümleler

  • "Eski alışkanlıkların yanı sıra genel yaşantıya tepki duymuşlardı." - C. Külebi

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü.

İnsanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci.

Felsefi anlamı:

Soyut düşünce ve kurama karşı, ben'in dünya ile doğrudan doğruya karşılaşması; gerçeklikle dolaysız bağlantı kurması.

Kişiliği zenginleştirdiği kabul edilen, bir anlamı olan bütün yaşanmış deneyler.

(Geniş anlamında) a. Doğrudan doğruya olan bilinç içeriği, b. Bilinç olayı, bilinç edimi (Husserl'in yönelmişlik yaşantısı - "intentionales Erlebnis"), c. Bir şeye yönelmiş duygu.

Kendileri aracılığıyle ben'in bir şeyin bilincine vardığı bütün ruhsal olaylar.

Bir kezlik olan, bir daha yinelenemeyen ruh olayları. Felsefede:

Bilimsel terim anlamı:

Kişinin dolaysız algıları ve etkinlikleri ile kazandığı bilgi, tavır ve beceriler.

İngilizce'de Yaşantı ne demek? Yaşantı ingilizcesi nedir?:

 

experience

Fransızca'da Yaşantı ne demek?:

vie

Yaşantı kısaca anlamı, tanımı:

Hayat : Meslek. Balkon. Yaşam. Avlu. Geçim şartlarının bütünü. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Sundurma. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Yazgı. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Canlı, sağ olma durumu. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı.

Tarz : Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Biçim, yol.

Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Kalan : Kalma işini yapan. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

 

Yaşantı ile ilgili Cümleler

  • Ne, yine ekmek mi yiyorsun? Her zamanki gibi hâlâ aynı heyecan verici diyet yaşantısını sürdürüyorsun.
  • Yaşantım dört dörtlük.
  • Ali Mary'ye Boston'daki yaşantı hakkında birçok soru sordu.
  • Bana günlük yaşantından bahset.
  • Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.
  • Günlük yaşantından memnun musun?
  • Yaşantısının monoton olduğunu söylüyor.
  • Yaşantımı seviyorum.
  • O sosyal yaşantısını harcamada testi geçti.
  • Şehirde yaşayan insanlar kır yaşantısının zevklerini bilmezler.

Diğer dillerde Yaşantı anlamı nedir?

İngilizce'de Yaşantı ne demek? : experience; life

Fransızca'da Yaşantı : vie [la]

Almanca'da Yaşantı : n. Erlebnis