Yakıcı kapsül nedir, Yakıcı kapsül ne demek
Yakıcı kapsül; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Knidlilerde yakıcı gözeler içinde bulunan ve korunmaya, avlanmaya yarayan kapsül. Knidosist.
Zooloji'deki anlamı:
(karşılık: knidosist), Knidlilerde yakıcı gözeler içinde bulunan ve korunmaya ve avlanmaya yarayan ince, kılları kapsayan kese.
Teknik terim anlamı:
Knidosist.
Yakıcı kapsül tanımı, anlamı
Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap
Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.
Yakıcı : Yakma özelliği olan, yakan. Etkili, dokunaklı. Başka bir maddeyle birleşerek o maddenin yanmasını sağlayan (madde). Yakı yapan ya da satan kimse.
Yakıcı göze : (karşılık: knidoblast), Knidlilerde bulunan ve içinde yakıcı kamçılar taşıyan özel yakıcı kapsülleri kapsayan gözeler olup korunmaya ve av yakalamaya yararlar.
Knidliler : Çok hücrelilerden (Metazoa), sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden tüm olarak değişik, polip ve medüzleri içine alan, etçil, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir filum. Hidralar (Hydrozoa), gerçek medüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere üç sınıfi vardır. Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden çok farklı değişiklik gösteren, polip ve medüzleri içine alan, karnivor, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir şube, yakıcı kamçılılar, haşlamlılar, ısırgan hayvancıkları. (Cnidaria), gerçekmedüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere 3 sınıfı. vardır.
Knidosist : [Bakınız: yakıcı kapsül]. Omurgasızlarda görülen, içinde yakıcı kapsüller taşıyan, savunma veya beslenmede görevli özelleşmiş hücreler, yakıcı kapsül, nematosist.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Korunma : Korunmak işi.
Gözeler : Sestodların çekmenleri içerisinde bulunan çekmen benzeri sığ yapı. Bingöl kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ili, Mihalıççık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehri, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Avlanma : Avlanmak işi.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Kıllar : Konya ilinde, Turgut bucağına bağlı bir yer.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.
Korun : Üst derinin en dış tabakası.
Kılla : Kumbara, para çekmecesi, üzeri delikli çekmece.
Gözel : Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Eski türkçe közemek: güzel. Güzel, karşılığı gozel, guzel. [Bakınız: gözer].
Avlan : Avcı: Babam uçarcı avlanlardandır.
Diğer dillerde Yakıcı kapsül anlamı nedir?
İngilizce'de Yakıcı kapsül ne demek ? : nematocyst

Bu kısımda Yakıcı kapsül nedir? Yakıcı kapsül ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yakıcı kapsül tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yakıcı kapsül hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.