Yalaklık nedir, Yalaklık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dalkavukluk.

[Bakınız: yalakalık].

Gevezelik.

Teknik terim anlamı:

El, yüz yıkanan yer. (Akdağ GeIendost Isparta).

Yalaklık anlamı, tanımı

Yalak : Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için çeşme, musluk vb.nin altına konulan delikli taş tekne. Buz yalağı. Boşboğaz, söz taşıyan

Dalkavukluk : Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.

Gevezelik : Geveze olma durumu, zevzeklik, lafazanlık. Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma.

Yalakalık : Dalkavukluk. Sürtüklük.

Dalkavuk : Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yalaka : Dalkavuk. Arsız, sırnaşık.

Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.

 

Gevez : Sürü hayvanlarının boynuna takılan küçük çan.

Dalka : Dalga.

Akdağ : Tepeleri karla kaplı dağ. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehrinde, Dumlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars).

Akda : Aktarmak.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Dalk : Tuz, baharat gibi şeyler.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Yüz : Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

 

El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

Diğer dillerde Yakup koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Yakup koyunu ne demek ? : jacob sheep