Yalavuş nedir, Yalavuş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dönek.

[Bakınız: yalah, yalak].

Cana yakın tatlı dilli yumuşak başlı.

Yalavuş tanımı, anlamı

Yalav : Alev. Alev, ateş

Yalavu : Tutuşturucu, talaş, ince kuru odun vb. [Bakınız: yalaz]. [Bakınız: yalangı]. Alev.

Yumuşak başlı : Uysal, kolay yola gelen (kimse).

Tatlı dilli : Güzel, kandırıcı, gönül alıcı konuşan, tatlı sözlü.

Cana yakın : Sevimli.

Tatlı dil : Gönül alıcı söz, tatlı söz.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

 

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Yalak : Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için çeşme, musluk vb.nin altına konulan delikli taş tekne. Buz yalağı. Boşboğaz, söz taşıyan.

Başlı : Başı olan.

Dilli : Dili olan. Dedikoducu, ileri geri konuşan. Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan, cerbezeli.

Dönek : İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen, caygın, kaypak (kimse), kahpe.

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Yalah : Hayvanların içinden yemek yediği, taş, ağaç, çanak ve benzerleri kap. Hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu. Hayvanların su içmesi için, ağaç, taş ve benzerleri maddelerden yapılan ve çeşmelerin önünde bulunan oluk, tekne. Çukur yer (genellikle kazılmış). Saksı. Küçük su birikintisi, gölcük. Ağaç leğen. Ahırda, hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur. Ortası çukur tarla. 1. Vadilerdeki küçük, verimli düzlük. 1. Kuytu yer. 1. Dağ yamacındaki düzlük. 1. Sahan, tabak, çanak, tas gibi kaplara verilen genel ad. 1. Suyun akarken yardığı yer. 1. Kalaycılıkta, bakır temizlenen yer. 1. Sığ, derin olmayan. Geveze, boşboğaz, söz taşıyarak arabozan. Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Dönek. Aşağılık, onursuz. İkiyüzlü. Her işe burnunu sokan. Sürtük. 1. Hoppa, kötü kadın. Eski türkçe yal+ak: Köpeğe yiyecek verilen kap; çeşmede hayvanların su içtiği tekne (Erzincan Merkez). Kedi ve köpeklerin yemek kabı. Çukur, dere vadisi.

 

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Cana : "Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Döne : Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. “1.”Bundan sonraki çocuklar erkek olsun” anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.”.

Diğer dillerde Yalandan içme anlamı nedir?

İngilizce'de Yalandan içme ne demek ? : sham drinking