Yamannamah nedir, Yamannamah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ön kol kemiğinde şişkinlik oluşmak (öküz için).

Yamannamah kısaca anlamı, tanımı

Yama : Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça

Yaman : Güç, etki veya beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan (kimse). Alışılmadık, olağanın dışında. Kötü, korkulan (kimse).

Ön kol kemiği : Ön kolun iskeletini oluşturan iki uzun kemikten dışta olanı.

Kol kemiği : Kolun omuz başından dirseğe kadar olan bölümündeki tek ve uzun kemik, pazı kemiği, karaca kemiği.

Şişkinlik : Şişkin olma durumu. Bağırsaklarda gaz birikmesi sonucu karında oluşan şişme ve gerginlik. Kabarıklık, şişlik. Enflasyon.

Oluşmak : Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.

Şişkin : Şişmiş, şişirilmiş.

Ön kol : Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

 

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Öküz : Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.

Kol : İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Yamama gereci anlamı nedir?

İngilizce'de Yamama gereci ne demek ? : facing material