Yansıtıcı uydu nedir, Yansıtıcı uydu ne demek

Yansıtıcı uydu; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir verici yayaçtan aldığı elektromıknatıs dalgaları herhangi bir işlemden geçirmeksizin yalnızca yansıtmakla yetinen ırakiletişim uydusu. Yayın uydusunun karşıtı.

Yansıtıcı uydu tanımı, anlamı

Uydu : Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Yansıtıcı : Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç, yansıtaç, reflektör. Yansıtma işini yapan.

Elektromıknatıs dalgalar : Elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili ve elektrik yükünün ivmesinden doğan erkenin dalgaları.

Elektromıknatıs : İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.

 

Yayın uydusu : Yalnız yansıtıcılıkla yetinmeyerek, yeryüzünden aldığı elektromıknatıs dalgaları yükselttikten, taşıyıcı yinelenimi değiştirdikten sonra yeniden yeryüzündeki başka bir yayaca gönderebilen uydu. Yansıtıcı uydu karşıtı.

Verici yayaç : Bir ya da birkaç vericisi, verici dalgalığı ve öbür donatımı bulunan, bir yayın merkezinden gelen televizyon imlerini, yayına uygun biçimde işleyerek yayan kuruluş.

Irakiletişim : Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (Telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer).

Yansıtmak : Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek. İletmek, duyurmak, aktarmak. Aktarmak, göstermek, aksettirmek.

Yansıtma : Yansıtmak işi. İletme, duyurma.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

 

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Geçirme : Geçirmek işi.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Verici : Veren, verme yanlısı olan kimse. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Yansıtıcı uydu anlamı nedir?

İngilizce'de Yansıtıcı uydu ne demek ? : passive satellite