Yarı dolaylı aydınlatma nedir, Yarı dolaylı aydınlatma ne demek

Teknik terim anlamı:

Aydınlatılacak düzleme (sınırsız düşünülen bir düzlem), ışık akılarının %10 ile %40 arasında bir oranını doğrudan yollayan ışıklıklarla yapılan aydınlatma.

Yarı dolaylı aydınlatma kısaca anlamı, tanımı

Aydınla : Aydınlık

Dolaylı aydınlatma : Aydınlatılacak düzleme, ışık akılarının yalnızca %0 ile %10 arasında bir oranını gönderen ışıklıklarla yapılan aydınlatma.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Aydınlatma : Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Dolaylı : Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Sınırsız : Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz. Çok sayıda. Pek çok, sonsuz.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Yollayan : Muhil.

Işıklık : Eşik. Pencere. Üzerine lamba konan masa. Aydınlanmaya yarayan kuru çam parçası. Lamba. Lambaların ışığını dağıtmaya, süzmeye ya da değiştirmeye yarayan ve lambaların takılması, korunması ve elektrik bağlantılarının yapılması için gerekli bütün parçaları olan aygıt. Bir yapının yeterli ölçüde ışık alabilmesini sağlamak için, çatısına açılan ve camla kaplanmış olan baca türü çıkıntı.

 

Düzleme : Düzlemek işi, tesviye.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Işıklı : Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.

Düzlem : Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Diğer dillerde Yarı dolaylı aydınlatma anlamı nedir?

İngilizce'de Yarı dolaylı aydınlatma ne demek ? : semi-indirect lighting