Yavaşıtmak nedir, Yavaşıtmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yavaşlatmak, hızını azaltmak.
Kısmak (ses için): Sesini yavaşıt şu radyonun.
Teknik terim anlamı:
Yavaşlatmak, hafifletmek, hızını, şiddetini kırmak, sakin, halim, itaat eder hae getirmek.
Yavaşıtmak kısaca anlamı, tanımı
Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge
Yavaşı : Huysuz hayvanlara nal çakılırken burunlarına takılan ağaç kıskaç.
Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.
Yavaşlatmak : Yavaşlamasını sağlamak, yavaşlamasına yol açmak, hızını kesmek.
Hafifletmek : Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.
Yavaşlatma : Yavaşlatmak işi.
Hafifletme : Hafifletmek işi, tahfif.
Azaltmak : Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Azaltma : Azaltmak işi.
Getirme : Getirmek işi.
Kırmak : Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Gücünü, etkisini azaltmak. Yok etmek. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Kaçmak, uzaklaşmak. İri parçalara ayırmak. Değerinden düşük fiyata almak. Belirli bir biçimde katlamak.
Kısmak : Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.
Şiddet : Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.
Sakin : Hareket etmeyen, kımıldamayan. Durgun, dingin. Sessiz. Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen. Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş. Bir yerde oturan. Sakın!, Aman!. Sakin. Sessiz, kendi hâlinde.
Radyo : Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
Kısma : Kısmak işi.
Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
Diğer dillerde Yavaş virüsler anlamı nedir?
İngilizce'de Yavaş virüsler ne demek ? : slow viruses

Bu kısımda Yavaşıtmak nedir? Yavaşıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yavaşıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yavaşıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.