Yellow golden pheasant türkçesi Yellow golden pheasant nedir

  • Limoni sülün.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Altuni sülün mutasyonu olan, italya'da geliştirilen, yetişkin erkeklerin tüyleri parlak ve sarı renginin tonlarında olup bu sarı renkler göz alıcı ve çok güzel görülmelerine yol açan, dişiler ise açık gri ve kül renginde olan sülün ırkı, limoni sülün.
  • Sarı altuni sülün.

Yellow golden pheasant ingilizcede ne demek, Yellow golden pheasant nerede nasıl kullanılır?

Yellow : Sarılı. Sararmak. Sarı. Ödlek. Namussuz. Kıskanç. Korkak. Yumurta sarısı. Sarartmak. Sarı renk.

Golden : Altın sarısı. Altın rengi. Türünün en iyisi. Altın. Altından yapılmış. Üstün. İtidal. Parlak sarı. Altın gibi. Altından.

Pheasant : Sülün. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngüler (phasianidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, avrupa'dan kafkasya'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür. Tavuksular takımında bulunan 11 cinsi 35 türü bulunan erkek ve dişileri birbirine benzemeyen büyük bir kuş grubu.

Golden pheasant : Altın sülün. Ana vatanı orta çin olan, dağlık araziler ve bambu ormanlarında yaşayan, sülün cinsleri içindeki en popüler ve enselerindeki yaka şeklinde tüylerden dolayı hatun sülünle birlikte yakalı sülünler olarak da sınıflandırılan, özellikle yetişkin erkeklerinin üzerindeki sarı, kırmızı, lacivert, yeşil gibi parlak tüyler bulunan, dişilerin kahverengi tonlarında daha sade renklere sahip olduğu bir sülün ırkı.

 

İngilizce Yellow golden pheasant Türkçe anlamı, Yellow golden pheasant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yellow golden pheasant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Yellow golden pheasant synonyms : a crochordon, abdominal ovariectomy, abdomen, a dna, abattoir, abdominal distention.