Golden pheasant türkçesi Golden pheasant nedir
- Ana vatanı orta çin olan, dağlık araziler ve bambu ormanlarında yaşayan, sülün cinsleri içindeki en popüler ve enselerindeki yaka şeklinde tüylerden dolayı hatun sülünle birlikte yakalı sülünler olarak da sınıflandırılan, özellikle yetişkin erkeklerinin üzerindeki sarı, kırmızı, lacivert, yeşil gibi parlak tüyler bulunan, dişilerin kahverengi tonlarında daha sade renklere sahip olduğu bir sülün ırkı.
- Altın sülün.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Golden pheasant ingilizcede ne demek, Golden pheasant nerede nasıl kullanılır?
Golden : Altın gibi. Türünün en iyisi. Altından. Altın renginde. Altından yapılmış. Altın. Parlak sarı. Altın sarısı. Altın rengi. Zerrin.
Pheasant : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tavuksular takımında bulunan 11 cinsi 35 türü bulunan erkek ve dişileri birbirine benzemeyen büyük bir kuş grubu. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngüler (phasianidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, avrupa'dan kafkasya'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür. Sülün.
Yellow golden pheasant : Limoni sülün. Altuni sülün mutasyonu olan, italya'da geliştirilen, yetişkin erkeklerin tüyleri parlak ve sarı renginin tonlarında olup bu sarı renkler göz alıcı ve çok güzel görülmelerine yol açan, dişiler ise açık gri ve kül renginde olan sülün ırkı, limoni sülün. Sarı altuni sülün.
Golden age : Asr-ı saadet. Altın çağ. Huzur ve mutluluk dönemi. Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin).
Golden age of development : Kalkınmanın altın çağı. İkinci dünya savaşından 1970lerin ortasına kadar devam eden, gerek gelişmiş ülkelerin gerekse az gelişmiş ülkelerin istikrarlı ve görece büyük büyüme oranlarını sağladıkları ve az gelişmiş ülkelerin sanayileşme yönünde belli yapısal dönüşümleri yaşadıkları dönem. bu dönemde ikinci dünya savaşı sırasında harap olan avrupa ülkelerinin yeniden imarında ve yüksek oranlı büyümesinde özellikle marshall planı kapsamında aldıkları yardımların önemli payı olmuştur.
Golden age of development economics : Kalkınma iktisadının altın çağı. Daha önceki dönemlerde büyüme ile özdeş kabul edilen kalkınma kavramının, kalkınmanın altın çağı ile birlikte iktisadın ayrı bir dalı olarak benimsendiği ve yaygınlaştığı dönem.
İngilizce Golden pheasant Türkçe anlamı, Golden pheasant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Golden pheasant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abattoir : Mezbaha. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Golden pheasant synonyms : abdominal distention, a c deformity, abdomen, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, a band.

Bu kısımda Golden pheasant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Golden pheasant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Golden pheasant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Golden pheasant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.