Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu nedir, Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu ne demek

Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Hiyalin zar hastalığı.

Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu kısaca anlamı, tanımı

Doğanlar : Afyon şehri, İscehisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Ankara kenti, Çamlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Balıkesir şehri, Balya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehri, Erdek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çankırı şehri, Orta ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ili, Lâçin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Düzce ili, Yığılca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Karabük şehri, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehri, Tavşanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya şehri, Akçadağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla kenti, Seki bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ili, Edremit ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

 

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Sendrom : Belirge. Sıkıntı.

Uyum : Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Hiyalin zar hastalığı : Yeni doğan hayvanlarda, sürfaktant yetersizliği veya yokluğu nedeniyle yüzey geriliminin yükselmesi sonucu, akciğer alveollerinin, bronşçuk ve alveoler kanalların eozinofilik hiyalin benzeri materyalle örtülmesiyle ve akciğerlerin ağır, et kıvamında, atelaktatik ve ödemli olmasıyla belirgin bozukluk, yeni doğanların sıkıntılı solunum sendromu, yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu, respiratorik distres sendromu. Özellikle prematür ve şeker hastası annelerden doğan bebeklerde, taylarda, kuzu, domuz ve köpek yavruları ile bir buzağıda da görülür. Etkilenen taylarda solunum güçlüğü sonucu ortaya çıkan köpek havlama sesinden dolayı havlayan tay hastalığı olarak da adlandırılır.

 

Hiyalin zar : Fibrinin yıkım ürünleri, kan damarlarından sızan proteinler ve hücresel artıklardan oluşan, akciğer ödeminin özel bir biçimi. Akut interstisyel pnömoni, üremi, sığırların çayır amfizemi ve hiyalin zar hastalığı gibi kimi hastalıklarda dikkati çeker.

Hiyalin : Dokuda dejenerasyon sonucu oluşan saydam bir madde. Cam gibi şeffaf, saydam, camsı. Mikroskopta; saydam ve pembe bir örnek görünümdeki materyalin tanımlamasında kullanılır. [Bakınız: doku].

Hastalı : Hastalıklı.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Hiya : Hani, nerede?. [Bakınız: haniye]. [Bakınız: hiyye]. Evet. Zaman bakımından mübalağa belirtir.

Zar : İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

Diğer dillerde Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Yeni doğanların uyum bozukluğu sendromu ne demek ? : neonatal maladjustment sydrome