Yeni sinema nedir, Yeni sinema ne demek
Yeni sinema; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
1960'tan sonra çeşitli ülkelerde, bazen değişik adlarla anılan, fakat hepsi de geleneksel eski sinemaya karşı bir tepki olarak çıkan, genç sinemacıların yeni bir sinema kurma çabasını yansıtan değişik sinema akımlarının ortak adı. Bu akımların hemen hepsi, siyasal sınırların ötesinde, düşüncede, duyguda, baş kaldırmada, yeni bir düzen kurma çabasında ortak nitelikler gösterir. Bir başka ortak yön, gençlerin kendilerini ve başkalarını tanımak, kendilerini ve çevrelerini sinema yoluyla anlatmak, sorunlarına çözüm bulmak çabasıdır. Yeni Sinema, geleneksel sinemaya karşı çıkarken, bu sinemanın en yararlı yönlerini benimsemekten de kaçınmamaktadır. Sinema-Göz, Sinema-Gerçek, Sovyet Gerçekçiliği, İngiliz Belgesel Okulu, İtalyan Yeni Gerçekçiliği, Yeni Dalganın yapım yöntemleri ve deyişi, televizyon uygulayımı, Dolaysız Sinema, Antonioni, Resnais ve Bergman'm katkıları bu arada sayılabilir. Yeni Sinema, sinemanın büyük gücünün artık sınırlamalara uğramaksızın kullanılmasını amaçlar. Bu büyük güç, toplumsal düzen değişikliğini sağlamakta siyasal bir silah; insanı, çevresini tanıtmakta bir araçtır. Dürüstlük, doğruluk, içtenlik, doğallık, kendiliğindenlik Yeni Sinemacı için en önemli niteliklerdir.
Brezilya'da 1960'tan sonra geleneksel sinemaya, özellikle Amerikan sinemasının etkisine karşı oluşan ulusal sinema akımı. Genellikle ulusal ve geleneksel sanat ve kültürün verilerine dayanarak ulusal bir kişiliği olan sinema yaratma çabasını, ayrıca içten ve dıştan ortaya çıkan yeni sömürgeciliğe karşı siyasal bir sinemayı amaçlar. On yıl kadar süren bu akım, Brezilya'daki askeri düzenin baskısıyla susturulmuş, daha sonra Yeni Yeni Sinema (nôvo cinema nôvo) akımına yol açmıştır.
Yeni sinema kısaca anlamı, tanımı
Sinem : Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim anlamında kullanılan bir isim
Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.
Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
İngiliz belgesel okulu : John Grierson'un önderliğinde kurulan, özellikle 1928-1951 arasında kendini gösteren belgesel film akımı. Çağının önemli sorunlarını insancıl bir yaklaşımla ele alan, bu sorunların günlük yaşamdaki yansımalarını işleyen, bunların kesinlikle çözülmesi gerektiğine izleyicileri inandırmağa çalışan okul. Doğal çevreyi ustalıkla yansıtmak, insanı bu doğal çevre içindeki günlük uğraşılarıyla ele almak, görüntü-ses uyuşumu denemelerine girişmek, kurguyu sesin olanaklarıyla yeniden değerlendirmek, etkileyici bir tartım sağlamak, belgesel filmle öykülü film arasında örgensel bir bağ kurmağa çalışmak bu okulun belli başlı özellikleridir.
Televizyon uygulayımı : Bir televizyon izlencesini gerçekleştirmek bu izlenceyi yayına hazırlamak için başvurulan uygulayımsal araçların ve yöntemlerin tümü.
Geleneksel sinema : Belirli kurallara, kalıplara bağlı, bunların dışına çıkamayan, genellikle yeniliklere kapalı, kurumlaşmış bir anlayışı yansıtan sinema.
Kendiliğindenlik : Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.
Toplumsal düzen : Bir toplumda kanun ve kurallara uygun düşen yapı.
Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.
Yeni gerçekçi : Yeni gerçekçilik yanlısı olan.
Baş kaldırma : Binicinin at üstündeki kontrolünü azaltan, atın binicinin komutlarına uymayarak başını binicinin el düzeyinin üstüne yükseltmesi.
Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
Benimsemek : Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek. Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak.
Yeni dalga : Olaylarla sonuçları birbirine bağlarken daha özgür bir anlatım biçimini tercih eden sinema akımı.
Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.
Kullanılma : Kullanılmak işi.
Dürüstlük : Doğruluk.
Sınırlama : Sınırlamak işi.
Sömürgeci : Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.
Diğer dillerde Yeni sinema anlamı nedir?
İngilizce'de Yeni sinema ne demek ? : new cinema, young cinema

Bu kısımda Yeni sinema nedir? Yeni sinema ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yeni sinema tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yeni sinema hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.