Yeraltı su düzeyi nedir, Yeraltı su düzeyi ne demek
Yeraltı su düzeyi; Coğrafya alanında kullanılan bir sözcüktür.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Yeraltı su örtüsünün, yeryüzüne uzaklığı mevsimler boyunca değişebilen üst düzeyi. bk. yeraltı su örtüsü.
Yeraltı su düzeyi anlamı, tanımı
Yeraltı : Gizli ve zararlı, yasa dışı. Alışılmışın dışında olan, aykırı. Yerin yüzeyi altındaki bölümü. Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yer
Düze : Doz.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.
Su düzeyi : Su yüksekliğinin durumu, su seviyesi.
Yeraltı su örtüsü : Yerkabuğunun az çok derin katmanlarında, gözenekli kayaçların boşluklarını dolduran ya da kimi kayaçların bir sünger gibi emmesiyle oluşan su örtüsü.
Mevsimler : Yılın, güneşten ısı ve ışık alma süre ve niceliği ve dolayısıyla iklim koşulları bakımından ayrımlı bölümleri, bk. kış ilkbahar, yaz, sonbahar.
Boyunca : Boyu veya uzunluğu kadar. Süresince.
Yeryüzü : Yer kabuğu. Dünya.
Mevsim : Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon. Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon. Zaman, dönem, çağ. Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem. Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman. Yaşamın bir bölümü.
Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
Değiş : Değme işi. Değişim.
Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.
Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.
Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.
Bk : Berkelyum elementinin simgesi.
Diğer dillerde Yeraltı su düzeyi anlamı nedir?
İngilizce'de Yeraltı su düzeyi ne demek ? : ground-water table

Bu kısımda Yeraltı su düzeyi nedir? Yeraltı su düzeyi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yeraltı su düzeyi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yeraltı su düzeyi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.