Mevsim nedir, Mevsim ne demek
Mevsim; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon

- Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon.
- Zaman, dönem, çağ.
- Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem.
- Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman.
- Yaşamın bir bölümü.
"Mevsim" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi." - S. F. Abasıyanık
- "Yaşamın kış mevsimi yaşlılıktır."
- "Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim." - A. Gündüz
- "Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar." - R. N. Güntekin
- "Yağmur mevsimi. Fırtına mevsimi."
- "Tiyatro mevsimi."
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Güneş'in yıllık devinmesinde eşlek ile dönenceler (yaz ve kış dönenceleri) arasında geçirdiği zaman aralıklarının her biri . Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.
Mevsim isminin anlamı, Mevsim ne demek:
Kız ismi olarak; Yılın, iklim koşulları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri.
İngilizce'de Mevsim ne demek? Mevsim ingilizcesi nedir?:
season
Fransızca'da Mevsim ne demek?:
saison
Mevsim hakkında bilgiler
Mevsim, dünya'nın eksen eğikliğinin etkisiyle beraber, güneş çevresindeki yıllık hareketi sonucu dünya üzerinde yaşanan birbirinden farklı, ortalama hava durumu koşullarına verilen isimdir. Eylüle kadar kuzey yarım küre, güneye göre güneşe daha dönüktür ve daha çok güneş tarafından ısıtılır. Bu durum 23 Eylül- 21 Mart arasında tersine döner. Böylece kuzey yarım küresindeki mevsimlere 21 Marttan başlayarak aşağıdaki gibi isim verilmiştir: İlkbahar, 21 Mart-22 Haziran; yaz, 22 Haziran-23 Eylül; sonbahar, 23 Eylül-22 Aralık; kış, 22 Aralık-21 Mart. Güney yarım küresinde mevsimlerin sırası tersine olup, ilkbahar 23 Eylül de başlar.
Mevsimler Dünya'nın kendi dönüşünün, güneşin etrafında döndüğü yörünge ile aynı hizada dönmemesinden kaynaklanırlar. Böylece yeryüzünden göğe bakıldığında güneş dünyanın her yerinde farklı bir yükseklikte gökyüzünden geçer.
"Kuzey-kışı" döneminde dünyanın Güneyküresi güneşe doğru yöneliktir, ve Kuzeyküresi daha az Güneş ışığı alır. "Güney-kışı" döneminde ise dünyanın Kuzeyküresi güneşe yöneliktir ve kuzeyde sıcak mevsimler başlar. Yani dünyanın Kuzeyküresinde yaz başladığı zaman Güneyküresinde (örneğin Güney Afrika ya da Avustralya'da) kış başlar.
Mevsim ile ilgili Cümleler
- Tom'un saç tıraşı olduğu yaz mevsimini hatırlayabiliyor musun?
- Burada mevsim kış ve hava soğuyor.
- Yağmur mevsimi haziran sonuna doğru başlar.
- Yaz mevsiminin keyfini çıkar.
- Bazıları insanlar yaz mevsimini, diğerleri ise kışı sever.
- Mevsimlerden en çok ilkbaharı severim.
- Mevsimsel allerjilere maruz kalır mısınız?
- Mevsimlerine göre uyuyup uyanmışsın.
- Mevsim Yaz'dı ve hava sıcaktı.
- Yaz en sevdiğim mevsimdir.
- Bir senede dört mevsim var.
- Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.
Mevsim anlamı, kısaca tanımı:
Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.
Zaman : Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.
Dönem : Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.
Ölü mevsim : Herhangi bir işin, etkinliğin veya hareketliliğin durgunlaşıp yavaşladığı süre, ölü sezon.
Av mevsimi : Av dönemi.
Avlanma mevsimi : Av dönemi.
Yağmur mevsimi : Yağmurun bol yağdığı mevsim.
Mevsimli mevsimsiz : Yersiz, gereksiz, zamansız.
Mevsimlik : Mevsime ait. İlkbahar ve sonbaharda giyilen. Bir mevsim için, bir mevsim süresince.
Mevsimlik işçi : Genellikle tütün, pamuk veya fındık hasadı sırasında çalıştırılmak üzere çalıştırılan geçici işçi.
Mevsimlik işçilik : Mevsimlik işçi olma durumu.
Mevsimsel : Mevsimlik.
Mevsimsiz : Zamanı iyi seçilmemiş, uygun zamanı gelmeden olan veya yapılan.
Dağların misafir aldığı mevsim : Yaz mevsimi.
Işık : Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
İklim : Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.
Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.
Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.
Farklılık : Farklı olma durumu, ayrımlılık, başkalık. Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Dünya : İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Herkes. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.
Çağ : Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Parmaklık, korkuluk. Büyük bez veya deri torba, cav.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Sadece. Bu sayı kadar olan.
Mevsim iklimi : En tanıtıcı örneği güney ve doğu Asya kıyılarında görülen, genellikle sıcak, çevrimsel nitelikte ve kimi yörelerde bol yağışlı iklim türü.
Mevsim rüzgarları : Örneği güney Asya kıyılarıyla Hint anadenizi arasında görülen düzenli, ancak yönleri yaz ve kış mevsimlerinde çevrimsel olarak değişen rüzgârlar.
Mevsim sınır tarihleri : (astronomi)
Mevsime bağlı çiftleşme : Koyun, keçi, kısrak, köpek, kedi vb. hayvanların belli mevsimlerde çiftleşmesi.
Mevsimler : Yılın, güneşten ısı ve ışık alma süre ve niceliği ve dolayısıyla iklim koşulları bakımından ayrımlı bölümleri, bk. kış ilkbahar, yaz, sonbahar.
Mevsimlik alopesi : Köpeklerde mevsime özgü olarak belli aralıklarla tekrarlayan ve nedeni tam olarak bilinmeyen, böğür bölgesinde nükseden bakışımlı alopesi ve yoğun hiperpigmentasyonla belirgin kıl foliküllerinin displazisinden kaynaklanan deri bozukluğu. Yumurtalık ve döl yatağı operasyonla alınan bokser ve İngiliz buldok köpeklerinde görülür.
Mevsimlik dalgalanmalar : Dönemsel iklim değişmeleri veya tatiller dolayısıyla yılın belirli dönemlerinde iktisadi etkinliklerde ortaya çıkan ve göstergelere yansıyan dalgalanmalar.
Mevsimlik değişim : (Zaman dizileri) Mevsimlerin ya da daha kısa zaman aralıklarının belirlediği değişim. Örneğin, mevsimlik yağış değişimleri, günlük ısı değişimleri.
Mevsimlik endüstri : İktisadi etkinlik hacminin mevsimlere bağlı olarak dönemsel bir biçimde genişleyip daralma gösterdiği inşaat, turizm gibi sanayi dalları.
Mevsimlik göç : Komşu ülkeler arasında ya da aynı ülke içinde, belli aylarda işgücüne çok gereksinim duyulan yörelere (büyük tarımsal işletmelerin yoğunluk kazandığı yerlere, işleyim özeklerine) akan nüfus. Yaptıkları işin niteliğine göre belli mevsimlerde bir yere göçen ve o mevsimin sonunda eski yerlerine dönen kimselerin, kümelerin devinimine verilen ad.
Diğer dillerde Mevsim anlamı nedir?
İngilizce'de Mevsim ne demek? : adj. etesian
n. season, tide
Fransızca'da Mevsim : saison [la]
Almanca'da Mevsim : n. Jahreszeit, Saison
Rusça'da Mevsim : n. сезон (M), пор`а (F)
adj. сезонный

Bu kısımda Mevsim nedir? Mevsim ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mevsim tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mevsim hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.