Yol düzeni nedir, Yol düzeni ne demek

Teknik terim anlamı:

Yol kurallarının sağladığı düzen. Eğitim çalışmalarında ve yarışlarda, koşucular bu kurallara titizlikle saygı göstermelidir.

Yol düzeni anlamı, kısaca tanımı

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi

Düze : Doz.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.

 

Yol kuralları : Yarışa başlayan koşucunun uyması gereken yolla ilgili kurallar.

Titizlikle : Titiz bir biçimde.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Titizlik : Titiz olma, titizce davranma durumu.

Yarışlar : Kastamonu ili, İhsangazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Koşucu : Koşuya katılan yarışçı.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Yarışl : Burdur ili, Yeşilova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Titiz : Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

 

Çalış : Çalma işi.

Saygı : Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

Diğer dillerde Yol düzeni anlamı nedir?

Fransızca'da Yol düzeni nedir ? : code de la police du roulage