Yumurtacık nedir, Yumurtacık ne demek

Yumurtacık; bir biyoloji terimidir.

  • Canlılarda dişinin, döllenip oğulcuk durumuna gelmesi için çıkardığı üreme hücresi
  • Kapalı tohumlularda, döllenmeden sonra değişikliğe uğrayarak tohumu oluşturan bölüm.

Osmanlıca Yumurtacık ne demek? Yumurtacık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

büyeyz

Yumurtacık anlamı, kısaca tanımı:

Yumurtacı : Yumurta alıp satan kimse.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

Canlı : Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canlı yayın.

Oğulcuk : Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten oluşan ana bölüm. Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı, rüşeym, embriyo.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Üreme : Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül. Üremek işi.

Hücre : Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Bulutlu, karanlık (hava). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Gizli, saklı. Geçilmez durumda olan. Başı örtülü (kadın). Açık olmayan (giyecek).

Diğer dillerde Yumurtacık anlamı nedir?

İngilizce'de Yumurtacık ne demek? : ovule

Fransızca'da Yumurtacık : ovule [le]

Almanca'da Yumurtacık : n. Eizelle

Rusça'da Yumurtacık : n. яйцеклетка (F), яйцо (N), яйцо: яйца {сл.} (PL)