Zırtıl nedir, Zırtıl ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Delimsi, deli.

Yaramaz, haylaz.

Uygunsuz.

İri yapılı (adam).

Öfkeli davranış.

Uzun, iriyarı, gürbüz.

Deli; sözünü bilmez kimse.

Zırtıl anlamı, kısaca tanımı

Zırt : Atanın isteğine uygun düşmeyen , zar, aşık

İri yapılı : Uzun boylu ve etine dolgun (kimse), iri kıyım, iri yarı.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Uygunsuz : Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Haylaz : Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan (kimse), hayta. Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden, yaramaz.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Öfkeli : Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde.

Gürbüz : Sağlam, güçlü ve iyi gelişmiş.

Yarama : Yaramak işi.

Bilmez : Bilmeyen, cahil.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Hayla : Şimdiye dek: Hüseyin bu vakit oldu hayla gelmedi. Hem de :-Ahmet'i gördün mü?-Evet hayla konuştuk. Gerçekten:-Bu gölde balık bulamazsın.-Hayla da öyle galiba. Nasıl: Bu iş hayla oldu. Çok. Evvel, önce: Koşuda hayladan gelene mükâfat verirler. Nasıl?.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bilme : Bilmek işi. Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma. Bilgi edinmenin gaye ve sonucu.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Diğer dillerde Zırhlıbaşlılar anlamı nedir?

Almanca'da Zırhlıbaşlılar ne demek ? : panzerlurche