Zehni dakılmak nedir, Zehni dakılmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir şey üstünde durmak, düşünmek.
Zehni dakılmak anlamı, kısaca tanımı
Dakı : Nişan ve düğünde geline takılan ziynet. Düğünde gelen hediye. Söz kesme: Ayşe'ye bir dakı takalım da kimse göz koymasın. Nişan. Gelin evlenmeden bir gün evvel kız evinde yapılan kına töreni ve bu törende gösterilen hediyeler. Koyunlara takılan çıngırağın büyüğü. Nişan ve düğünlerde verilen hediye. Dahi, de. Bundan başka, aynı zamanda, hem de, ve. Başka, diğer. Daha (Sıfatların baında). Daha ziyade, daha çok. Henüz, hâlâ. Sonra, bundan sonra, artık, bir daha. Yine, yine de
Dakılmak : Şaka yapmak, biriyle alay ederek eğlenmek. Arkasından gitmek, peşine düşmek. Takılmak.
Zehni : Bir üzüm türü.
Düşünmek : Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.
Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
Durmak : Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
Durma : Durmak işi.
Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Zehirli madde anlamı nedir?
İngilizce'de Zehirli madde ne demek ? : toxin

Bu kısımda Zehni dakılmak nedir? Zehni dakılmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zehni dakılmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zehni dakılmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.