Zibil nedir, Zibil ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çöp, süprüntü, pislik, gübre.
Sulu çamur.
Bol bulunduğu için değersiz.
Çöp, süprüntü, pislik, gübre.
Gübre.
Arapça kökenli zebl.
Çöp, süprüntü.
Değersiz.
Çöp, atık, süprüntü.
Teknik terim anlamı:
Gübre, süprüntü.
Zibil anlamı, tanımı
Zibi : Arapça kökenli zibly: Süprüntü
Zibil dağıtmak : Gübrelemek.
Zibil zibil : Sırılsıklam. Sulu (çamur için). Lif lif, eski püskü. Karmakarışık.
Zibilci : Çöpçü.
Zibillemek : Gübrelemek. Yerler, sulu çamur olmak.
Zibilli : İçinde çokça çerçöp bulunan: Bu nohut çok zibillidir.
Zibillik : Çöplük. Çöplük, çöp kutusu. Gübrelik.
Zibilliyh : Çöplük, çöp kutusu.
Değersiz : Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.
Süprüntü : Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp. Bayağı, aşağılık şey ya da kimse.
Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Pislik : Kir. Dışkı, necaset. Pis olma durumu. Başkalarına zarar veren kimse. Kötü durum. Kötü, zararlı davranış ya da iş.
Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
Gübre : Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
Atık : Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).
Arap : Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
Diğer dillerde Zıvanalı birleştirme anlamı nedir?
Osmanlıca Zıvanalı birleştirme : zıvanalı birleştirme

Bu kısımda Zibil nedir? Zibil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zibil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zibil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.