Zilif olmak nedir, Zilif olmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski mahalle mektebini bitirmek.

Zilif olmak anlamı, kısaca tanımı

Zili : Kilim, renkli uzun yolluk. Kilim. Dokunması güç, motifleri bol kilimi andıran tek parçalı bir dokuma. (Yalvaç Isparta; Yenikent Aksaray Niğde). Halı, kilim

Zilif : Zülüf, kâkül. Kadınların saç örgüleri üstüne dizilen altınlar. Dinlence. Zülüf.

Olma : Olmak işi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Mahalle mektebi : Mahallede bulunan ilkokul.

Bitirmek : Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

Bitirme : Bitirmek işi.

Mahalle : Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri. Bu parçalarda oturan insanlarn tamamı.

Mahal : Yöre (I).

Maha : Evlerin çatısında köşelerden çatının ortasına doğru uzanan direklerden her biri, mahya. Arabanın ön dingilinin üstündeki hareket edebilen kalın ağaç parçası. Çatıdaki köşe ağaçları.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Diğer dillerde Zikzak yay anlamı nedir?

Osmanlıca Zikzak yay : zikzak yay