Zirkon nedir, Zirkon ne demek

Zirkon; bir jeoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Mineral. (ZrSiO4; metalimsi olmayan elmasımsı parıltı, renksiz, sarı, koyu sarı, gri, kahverengi; çizgi akımsı; sertlik 6.5-7.5, özgül ağırlık 3.9-4.8; tetragonal. Sarımsı kırmızı renkte ve saydam olanları değerli taşıdır.)

İngilizce'de Zirkon ne demek? Zirkon ingilizcesi nedir?:

zircon

Zirkon hakkında bilgiler

1 . Zirkonyum'un doğal durumunda bulunan en önemli birleşiği (ZrSiO4); renksiz, sarı, yeşil, kahverengi türleri olan doğal ve saydam, değerli taş.

2 . Sinterleme sonucu mono kristal fazdan polikristalin kübik forma dönüşen, kübik zirkonya (CZ), kuyumculukta terminoloji hatası olarak zirkon tabiri yerleşmiştir. Hâlbuki zirkonyum oksit yani zirkonya (ZrO2) derivesidir.

3. Nezosilikat grubuna ait bir mineraldir. Felsik karakterdeki magmada bolca bulunur. Bünyesinde Hafniyum isotopunun yanı sıra radyoaktif uranyum ve radyojenik kurşun isotoplarını da bulundurur. Bu sebeple mineral, radyometrik yaşlandırma yöntemlerinde kullanılır. Batı Avustralya'da bulunan Narryer Gnays bölgesinden alınan örneklerden çıkan zirkon minerallerinden ölçülen U-Pb izotop oranıyla Dünya'nın yaşı 4.404 milyar yıl olarak belirlenmiştir. Bu bölgeden elde edilen zirkonlar, Dünya'nın en yaşlı zirkonları olarak yorumlanmıştır. Bu yorum iz element ölçümleriyle de desteklenmiştir.

 

Zirkon tanımı, anlamı:

Zirkonyum : Atom numarası 40, atom ağırlığı 91,22, yoğunluğu 6,25, siyah toz biçiminde bir element (simgesi Zr).

Doğal : Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Renksiz : Solgun görünen, soluk. Rengi olmayan. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Yeşil : Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Bu renkte olan.

Kahverengi : Bu renkte olan. Kavrulmuş kahvenin rengi.

Saydam : Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Açık seçik, belirgin.

 

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Erime : Erimek işi.

Nokta : Nöbetçi bulunan yer. Yer. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Nöbetçi, gözcü, bekçi.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Öfke, hırs, hınç. Büyük üzüntü, acı. Coşkunluk. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tehlike, felaket. Patlayıcı silahların atılması. Tutuşmuş olan cisim.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz zehir.

Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Zirkonyum alaşımı : Zirkonyumun, öteki elementlerle yaptığı zirkonyum temelli alaşım.

Zirkonyum bakırı : Bileşiminde, % 0.13 % 0.30 zirkonyum bulunan bakır.

Zirkonyum oksit : Formülü ZrO2, mol kütlesi 123,22 g, e.n. 2680 °C olan, doğal zirkonyum oksit.

Diğer dillerde Zirkon anlamı nedir?

İngilizce'de Zirkon ne demek? : [Zirkon (der) ] n. zircon, semi-precious stone, mineral

n. zircon

Fransızca'da Zirkon : zircon [le]

Almanca'da Zirkon : n. Zirkon