Önödence nedir, Önödence ne demek

Önödence; Gümrük, İktisat alanlarında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

[Bakınız: güvenmelik].

Teknik terim anlamı:

Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca.

Önödence anlamı, tanımı

Önödenceye bağlama : Gümrük vergileri karşılığı önödence alma

Gümrük vergisi : Bir ülkeden çıkan, düzgeçen ya da o ülkeye giren mallardan alınan vergi. Dışalım mallarının ülkeye girişinde alınan vergi. Dıştan alınan, dışa satılan ya da eğleşmeden geçirilen mallardan alınan vergi.

Bir ölçüde : Biraz, belli oranda.

Güvenmelik : Sözleşme yapılırken, taraflardan birinin diğerine işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası, kapora. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para.

Güvenme : Güvenmek işi.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Ödenme : Ödenmek işi.

İnanca : Güvence.

Tutarı : Sara hastalığı.

Alınma : Alınmak işi.

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Onlar : Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Paran : Bayramdan bir gün önce yakılan ateş.

Gümrü : Küçük çömlek, güveç.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Tutar : Nicelik bakımından bir şeyin bütünü. Para miktarı, meblağ.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Diğer dillerde Önödence anlamı nedir?

İngilizce'de Önödence ne demek ? : deposit