Öykünme nedir, Öykünme ne demek

  • Öykünmek işi, taklit

"Öykünme" ile ilgili cümleler

  • "Gangster filmleri çoklukla gençler arasında öykünme isteği uyandırır." - N. Cumalı

Felsefi anlamı:

Örnek alınan şeyi yeniden yapma.

Diğer sözlük anlamları:

Taklit.

Bilimsel terim anlamı:

Başka birinin davranışlarını benimseme amacı ile olduğu gibi yineleme, (Çocuklar çoğu şeyi büyüklere öykünerek öğrenirler.)

İngilizce'de Öykünme ne demek? Öykünme ingilizcesi nedir?:

imitation

Öykünme hakkında bilgiler

Öykünme (emülasyon) veya öykünüm, herhangi bir bilgisayar ortamında kullanılan yazılımlar yoluyla başka bir bilgisayar sisteminin taklit edilmesi anlamına gelmektedir. Öykünme işini gerçekleştiren yazılıma emülatör veya öykünücü adı verilir.

Günümüzde kişisel bilgisayarlarda her türlü eski bilgisayar ve oyun sisteminin taklit edilmesi olanaklı hale gelmiştir. Sadece kişisel bilgisayarlar için değil, çeşitli oyun konsolları ve farklı işletim sistemlerinin farklı ortamlarda çalıştırılması da sağlanır.

Öykünme kısaca anlamı, tanımı:

Taklit : Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme.

Öykü : Ayrıntılarıyla anlatılan olay. Hikâye.

 

Öykünmeci : Öykünen, benzemeye çalışan, taklitçi kimse.

Öykünmecilik : Öykünmeci olma durumu.

Öykünmek : Birinin yaptığı gibi yapmak, birine veya bir şeye benzemeye çalışmak, taklit etmek.

Bilgisayar : Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü.

Yazılım : Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü.

Sistem : Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Yol, yöntem. Dizge. Model, tip. Düzen. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.

Edilme : Edilmek işi.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Gerçek : Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Temel, başlıca, asıl. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yapay olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Yalan olmayan. Gerçeklik. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğruluk.

Öykünme kuramı : Sanat yaratmalarının ilkesinin öykünme (= mimesis) olduğunu öne süren kuram (Aristoteles).

Diğer dillerde Öykünme anlamı nedir?

İngilizce'de Öykünme ne demek? : imitation, imitating; mimicking.

Fransızca'da Öykünme : pastiche [le], calque [le]

Almanca'da Öykünme : die Nachahmung

Rusça'da Öykünme : n. подражание (N)