Özden nedir, Özden ne demek

Özden; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Özden" ile ilgili cümle

  • "Ama ne kadar özden, ne kadar inandırıcı idi bir bilseniz." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Suların geçtiği yer, su geçidi.

Özsu : Ağacın özdeni kurumuş.

Gerçekten : Özden mi söyledin, şaka mı?

Dere, çay, ırmak.

Soyca temiz, köleliği olmayan (kimse).

[Bakınız: öz]

Ağaç gövdesi.

Özden isminin anlamı, Özden ne demek:

Erkek ismi olarak; Soyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse. Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili. Suların geçtiği yer, su geçidi. Özsu. Kız ismi olarak; Soyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse. Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili. Suların geçtiği yer, su geçidi. Özsu.

Fransızca'da Özden ne demek?:

thymus

Özden hakkında bilgiler

Timüs, kemik iliği gibi birincil lenf organlarından biridir.

Timüs organı üst mediastende ve alt mediastenin ön kısmında bulunur. Alt kısmı 4. kaburgaya kadar ulaşır. Önünde sternum, arkasında perikard ve arcus aorta bulunur. Yaşamın erken dönemlerinde büyük ve koyu kırmızı renkli olup, gençlik çağlarından sonra yaşla birlikte küçülerek önce griye, sonra da yağ dokusu infiltrasyonu ile birlikte sarıya dönüşür.

 

Timüs bezi bağ dokusundan yapılmış ince bir kapsülle çevrilmiştir. Kapsül, diğer lenfoit organlarda olduğu gibi bezin içine girerek onu bölmelere ayırır. Her bölüm (lobül) korteks ve medulla adı verilen sırasıyla koyu ve açık renkte bölgelere sahiptir.

Kortekste yoğun bir T lenfosit popülasyonu ve aralarında epitelyal retiküler hücreler ve az sayıda makrofaj vardır. Küçük lenfositlerden zengin olduğu için medulladan daha koyu boyanır. Kan, lenf damarları ve sinirler bağ doku bölmeleri boyunca uzanır. Medullada Hassal Korpüskülleri denen ve ne görev yaptığı bilinmeyen keratinize yapılar bulunur.

Özden kısaca anlamı, tanımı:

Timüs : Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi, özden.

Özdenlik : Özden olma durumu. Varlığı kendinden olma, kendi özüyle var olma durumu.

Varlık : Ömür, hayat. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Önemli, yararlı, değerli şey. Var olan her şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olma durumu, mevcudiyet. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon.

Gerçek : Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğruluk. Yapay olmayan. Yalan olmayan. Gerçeklik. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Temel, başlıca, asıl.

Sami : Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.

 

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Birincil : Asli. Sırada, önemde ilk yeri alan.

Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Öz : Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. Sulak, verimli yer. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Kendi, zat. Dere, çay. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

İçten : Samimi. Yürekten, candan, samimi davranarak.

Candan : İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.

Samimi : İçli dışlı, senli benli olarak. İçten (duygu vb.). Candan, açık yüreklilikle davranan.

Özden mi : Gerçekten mi?

Özdener : Bir erkek ismi olarak anlamı; Soyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse. Bir kız ismi olarak anlamı; Soyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse.

Özdenetim : Bir dizgenin, içindeki tepkimeleri kendi kendine denetlemesi olayı (canlı gözesinde olduğu gibi). Daha önemli bir ereğe erişebilmek için kişinin tepisel davranışlarını ya da başka amaçlara yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.

Özdenetimli renk değiştirici : Işıldak önüne konulan renkleri komutayla ve motor yoluyla değiştiren aygıt.

Özdenetleme : Denetlemenin bulunmadığı bazı ülkelerde, sinema işleyiminin kendiliğinden oluşturduğu denetleme kuralları, denetleme kurulu ve denetlemenin uygulanması işi. Filminin ileride denetleme kurulunca herhangi bir yönden sakıncalı görülebileceğini düşünen sinemacının kendi filmine kendisinin uyguladığı denetleme.

Özdenk : Eskişehir şehri, Alpu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Özdensel yelpik :

Diğer dillerde Özden anlamı nedir?

İngilizce'de Özden ne demek? : n. thymus, thymus gland

Almanca'da Özden : herzlich, innig

Rusça'da Özden : n. оригинал (M), подлинник (M)

adj. оригинальный, подлинный, самобытный