Çöküntü kırığı nedir, Çöküntü kırığı ne demek
Çöküntü kırığı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yüz ve kafatasının yassı kemiklerinde, kemik parçasının içeriye doğru çökmesiyle oluşan kemik kırığı, depresyon kırığı. Beyin dokusunda enfeksiyonlara, kanama ve hematom oluşumuna öncülük edebilir.
Çöküntü kırığı tanımı, anlamı
Çökü : Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü
Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.
Çöküntü : Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.
Depresyon kırığı : Çöküntü kırığı.
Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
Depresyon : Bunalım. Çöküntü.
Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.
Hematom : Damar dışına çıkan kanın doku, organ ve boşluklarda bölgesel birikimi. Doku, organ ve boşluklarda, damar dışına çıkan kanın genellikle pıhtılaşmış halde yerel birikimi.
Öncülük : Öncü olma durumu. Önderlik.
Kanama : Kanamak işi, nezif.
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Öncülü : Önce gelen, birinci, başta giden. Önce. Diyarbakır şehrinde, Çınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Dokus : Dokuz.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
Çökme : Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
Edebi : Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal.
Yassı : Yayvan ve düz.
Diğer dillerde Çöküntü kırığı anlamı nedir?
İngilizce'de Çöküntü kırığı ne demek ? : depression fracture

Bu kısımda Çöküntü kırığı nedir? Çöküntü kırığı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çöküntü kırığı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çöküntü kırığı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.