Çık nedir, Çık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Temiz, karışığı olmayan.

Aşık kemiğinin çukur tarafı.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: çak].

Çık ile ilgili Cümleler

  • Çık hayatımdan!
  • Dışarı çık ve biraz daha odun getir.
  • Kocana sahip çık Mary!
  • Öne çık da seni de görelim.
  • Eğer tuvalette işin bittiyse, dışarı çık çünkü bekleyen başka insanlar da var.
  • Sınıftan çık
  • Böyle davranmaya devam edeceksen, çık git bu evden!
  • Sadece sürekli çalışma yerine arada bir dışarı çık ve eğlen.
  • Şimdi yukarı çık ve odanı temizle.
  • Çabuk çık dışarı.
  • Çık bu bedenden Tom!
  • Yukarı çık lütfen.
  • Çık git, hemen şimdi!

Çık ile ilgili Atasözü veya Deyim

kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur : “kişinin bir ihtiyaç içinde bulunduğunu gören herkes ona değişik yol gösterir” anlamında kullanılan bir söz.

Çık anlamı, tanımı

Aşık kemiği : Çift tırnaklı hayvanların ön dizlerinde bulunan bir eklem kemiği. İnsanın ayak bileğindeki çıkıntılı kemik

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

 

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Aşık : Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. “Ahbap, arkadaş” anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. [Bakınız: halk ozanı]. Tutkun, vurgun, sevdalı.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Olma : Olmak işi.

Çak : Yırtık, yarık.

Diğer dillerde Çığırtmalık anlamı nedir?

İngilizce'de Çığırtmalık ne demek ? : brockerage