Çalkantı sesi nedir, Çalkantı sesi ne demek

Çalkantı sesi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Özellikle perikarditis travmatikada dinleme sırasında veya karın boşluğunda sıvı bulunduğunda karnın alt 1/3’ünde yapılan sallama-öskültasyonunda alınan ses. İçi yarıya kadar dolu testinin sallanmasında çıkan ses veya yayık sesine benzer ses.

Çalkantı sesi anlamı, tanımı

Çalka : İçinde mısır patlatılan veya kahve kavrulan tava. [Bakınız: çalkağı]. Pamuk kozasını temizlemekte kullanılan en seyrek kalbur

Çalkan : Suyun hızlı akan yeri. Su birikintisi.

Çalkantı : Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.

Perikarditis travmatika : Travmatik nedenlerle oluşan perikart yangısı.

Karın boşluğu : Kaburga kemikleriyle kalça kemiklerinin arasında vücudun her iki yanında bulunan bölge.

Perikarditis : Kalpte, perikart kesenin yangısı. Genellikle de sistemik hastalıkların seyri sırasında ortaya çıkar, daima eksudatif karakterdedir. Travmatik olaylar dışında genellikle kan yoluyla oluşur.

Perikardit : Perikard iltihabı.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Travmatik : Travmayla ilgili. Travmaya yol açan. Yara oluşumuna neden olan.

 

Sallanma : Sallanmak işi.

Perikard : Perikardiyum. [Bakınız: dış-yürek zarı].

Sallama : Sallamak işi. Sallama çay.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Dinleme : Dinlemek işi.

Travma : Sarsıntı. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

Perik : Civciv. Kuzeybatıdan esen yel, karayel. Doğudan esen yel.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Diğer dillerde Çalkantı sesi anlamı nedir?

İngilizce'de Çalkantı sesi ne demek ? : tinkling sound