Çeltikbaşı nedir, Çeltikbaşı ne demek

Çeltikbaşı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Çankırı kenti, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Siirt kenti, Bağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çeltikbaşı kısaca anlamı, tanımı

Çelt : Üzerinde meyve kurutulan çalıdan örülmüş büyük sele: Yeni dokuttuğum çelti gördün mü?

Çelti : Derelerde balık avlamak için çubuklardan örülmüş bir tarafı açık, diğer tarafı kapalı bir çeşit tuzak: Derede bu akşam çeltiyi kurdum. Kuş yakalamak için kullanılan ökse: Dada dada çeltiya çiviki düşti. Meyve kurutulacak sergi.

Çeltik : Kabuğu ayıklanmamış pirinç. Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Baş : İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. “Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün” anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. [Bakınız: baş başı]. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.

 

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Eldivan : Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

Bağlıca : Adıyaman ilinde, Koçali bucağına bağlı bir bölge. Afyon ilinde, Ümraniye bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Amasya şehri, Doğantepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara şehrinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara ilinde, Etimesgut belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Artvin şehrinde, Aşağıırmaklar bucağına bağlı bir yer. Batman şehrinde, Kayapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehri, İliç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Çat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ilinde, Nizip ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kocaeli şehrinde, Akmeşe nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehri, Sarıgöl ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Nevşehir şehri, Acıgöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Siirt ili, Bağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Siirt ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop şehri, Boyabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa ili, Bozova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak kenti, Uludere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat ili, Sarıkaya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Çankırı : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Siirt : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Çank : Pençe, keskin tırnak. İneklere takılan pirinç zil.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kent : Şehir. Site.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Çeltik kargası anlamı nedir?

İngilizce'de Çeltik kargası ne demek ? : glossy ibis