Ödeneklikte onaylılık ilkesi nedir, Ödeneklikte onaylılık ilkesi ne demek

Ödeneklikte onaylılık ilkesi; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Devlete, illere, belediyelere ilişkin ya da devletin katılma payı bulunan yapımsal kuruluşlara, özel sektöre ve genel olarak bunların dışında kalan diğer topluluklara ilişkin tüm ödenekliklerin uygulamadan önce yetkili kuruluşlarca onanmış olması ilkesi.

Ödeneklikte onaylılık ilkesi kısaca anlamı, tanımı

Öden : Mide, karın

Ödeneklik : Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Onay : Uygun bulma, tasdik, icazet, izin.

Onaylı : Onaylanmış olan, tasdik edilmiş, musaddak.

Ödenek : Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.

 

Ödenekli : Ödeneği olan. Belli dönemlerde devlet bütçesinden yardım veya belirli bir pay alan (kişi, kuruluş).

Katılma payı : Kent yönetimince gerçekleştirilen belli bir işgörünün giderlerinin, tümünün ya da bir bölümünün karşılanabilmesi amacıyla, taşınmaz iyelerinin tümüne ya da bir bölümüne salınan vergi.

Özel sektör : Ekonomi alanında özel kişilerin veya kuruluşların yaptığı işlerin bütünü, kamu kesimi dışında kalan iş alanı, özel girişim, özel teşebbüs, hür teşebbüs.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

 

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Katılma : Katılmak işi. İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Diğer dillerde Ödeneklikte onaylılık ilkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Ödeneklikte onaylılık ilkesi ne demek ? : approuved principle of the budget