Öldürücü doz100 nedir, Öldürücü doz100 ne demek

Öldürücü doz100; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

[öldürücü doz100] Bir grup deney hayvanına uygulandığında bu gruptaki hayvanların % 100’ ünü öldüren doz, LD100, ÖD100, letal doz100.

Öldürücü doz100 anlamı, kısaca tanımı

Öldürücü doz : Zehirli madde, virüs ve benzerleri maddelerin belirlenmiş bir zaman içinde bir deney grubu içindeki hayvanların %100'ünü öldüren miktarı. Letal doz. Belirlenmiş bir zaman içinde bir deney grubundaki canlıların %100’ünü öldüren madde miktarı, letal doz. Kullanıldığı zaman belli bir zaman içinde (24 saat) ölüme yol açabilen ilaç miktarı

Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Letal doz : [Bakınız: öldürücü doz]. Öldürücü doz.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Letal : [Bakınız: öldürücü]. Öldürücü. Ölüme götüren, öldürücü, ölümcül.

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Leta : Derilerin harçtan çıktıktan sonra bol suda yıkanması işlemi.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

Grup : Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.

Ünü : Öcü, umacı.

Doz : Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Öldürücü doz100 anlamı nedir?

İngilizce'de Öldürücü doz100 ne demek ? : lethal dose100