Örgüt kültürü nedir, Örgüt kültürü ne demek

  • Çalışan personelin davranışlarını ve çalışılan yerin genel görüntüsünü şekillendiren, simgeler aracılığıyla öğrenilebilen ve öğretilebilen, kuşaktan kuşağa aktarılan, değişebilir nitelikteki değer, düşünce ve kurallar bütünü

Örgüt kültürü kısaca anlamı, tanımı:

Örgüt : Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat.

Örgü : Örülmüş saç bölüğü, belik. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Örülerek yapılan, örme. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Yapı. Örme işi veya biçimi.

Kültür : Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Tarım. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Bireyin kazandığı bilgi.

 

Kült : Din. Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb.

Çalış : Çalma işi.

Personel : Devlet ve diğer kamu kuruluşlarında çalışan, etkinliğe çeşitli görevleriyle katılan gerçek kişiler. Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri, bir iş yerinde çalışanların tümü.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Görüntü : Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Manzara. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

Şekil : Anlatım biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Biçim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Biçim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi.

 

Simge : Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol.