Örtmealtı nedir, Örtmealtı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üstü örtülü yer.

Teknik terim anlamı:

Ayakdamm alt bölümü. (Körküler Yalvaç Isparta).

Örtmealtı anlamı, kısaca tanımı

Örtme : Örtmek işi. Başörtüsü. Üstü kapalı, önü açık yer

Alt bölüm : Sınıflandırmada ana bölümlerin ayrıldığı parçalardan her biri, ayrım.

Körküler : Isparta kenti, Yalvaç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Örtülü : Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Körkü : Çorum kenti, Sungurlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yalva : Körtavuk ya da meşetavuğu da denilen bir av hayvanı. Bıldırcın.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

 

Körk : Ahırların üstünde yapılan ot ve saman konulacak yer.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Örtme mürekkebi anlamı nedir?

İngilizce'de Örtme mürekkebi ne demek ? : blooping ink