Ötücü kuşlar nedir, Ötücü kuşlar ne demek

Ötücü kuşlar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Kuşlar sınıfının geniş bir takımı

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfnın, karinalılar (Carinatae) bölümünden, çeşitli boyda türleri olan, türleri genellikle tüneyen, ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) ve ses kasları eşit dizililer (Diacromyodi) olmak üzere iki alt takımı olan, mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan, 7000 kadar türü bulunan bir takım.

İngilizce'de Ötücü kuşlar ne demek? Ötücü kuşlar ingilizcesi nedir?:

song birds

Osmanlıca Ötücü kuşlar ne demek? Ötücü kuşlar Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tuyur-ı asâfir fırkası

Ötücü kuşlar hakkında bilgiler

Ötücü kuşlar (Latince: Passeriformes), kuşlar (Aves) sınıfından özel ses yapılarına sahip çok sayıda kuş türünü içeren takım. Oldukça kalabalık olan bu takımda 60'ın üzerinde aile(familia) bulunur.Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.Vücut boyları,yapıları ve gagaları değişkendir.Ayak parmaklarından üçü arkaya diğerlerinden büyük olan parmak ise öne doğrudur.Genellikle ağaçlarda ve çeşitli yerlerde yaptıkları yuvalarda yaşarlar. Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman gözleri kapalıdır ve gagaları renklidir.

 

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bilgipaket/canlilar/animalia/omurgali/aves/Passeriformes.htm

Ötücü kuşlar anlamı, tanımı:

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Sınıf : Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler.

Takım : Takım elbise. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Sigara ağızlığı.

Ötücü : Güzel öten, ötüşü güzel olan.

 

Geniş : Bol (elbise). Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Çok. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro.

Sahip : Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.

Kalabalık : Gereksiz, karışık şeyler topluluğu. Sayıca çok. Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu.

Aile : Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü. Eş, karı. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü.

Kutu : Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap. İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Gaga : Ağız. Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ.

Bir : Bu sayı kadar olan. Bir kez. Beraber. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.