Üzengilik nedir, Üzengilik ne demek

Üzengilik; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ayak altı çukuru.

Gelin almaya gelenlerden alınan bahşiş.

Ayak tabanındaki çukur.

Düğünde geline kaynananın verdiği armağan.

Kaynananın verdiği hediye.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Üzengilik anlamı, tanımı

Üzengili : Üzengisi bulunan. Ayak altı çukuru. Ayak tabanındaki çukur. Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bayburt ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ili, Karayazı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Hatay şehri, Karaçay bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Üzengi : Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka.

Şereflikoçhisar : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Ayak tabanı : Aya.

Ayak altı : Kapı önü.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Gelenler : Van şehrinde, Albayrak bucağına bağlı bir yer.

Kaynana : Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne.

Şerefli : Onurlu.

Armağan : Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

 

Hediye : Armağan. Fiyat.

Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.

Bahşiş : Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Şeref : Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. Toplumca benimsenmiş iyi şöhret.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

 

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Diğer dillerde Üzengi ağaları anlamı nedir?

Osmanlıca Üzengi ağaları : rikâb-ı hümayun ağaları