Işılıletken algıç nedir, Işılıletken algıç ne demek

Işılıletken algıç; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Işınım erkesini, bir iletkende oluşturduğu direnç değişimi ile algılayan ve ölçen aygıt.

Işılıletken algıç anlamı, kısaca tanımı

Algıç : Yüklü parçacıkların ya da ışılcıkların içinden geçerken oluşturdukları üşerleşim ile kendilerini ele verdikleri GM sayacı, çiftüşek gibi aygıtlardan her biri

Işıl : Işıklı. Işıldayan, parlak. Işıldayan, parlayan.

Algı : Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

Işınım erkesi : Işınım halindeki erke. Bir kaynaktan yayımlanan temel parçacıkları ya da elektromıknatıssal dalgaların oluşturduğu ve bunların ulaştıkları yerde ısı, ışık ya da elektrik türünde gözlenen erke.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

 

İletken : Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey).

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

Diren : Dirgen.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Işın : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. [Bakınız: ışık ışını]. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti.

 

Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Işılıletken algıç anlamı nedir?

İngilizce'de Işılıletken algıç ne demek ? : photoconductive detector