In blank türkçesi In blank nedir
- Açık.
- Boş olarak.
In blank ingilizcede ne demek, In blank nerede nasıl kullanılır?
In : Dahili. Halinde. İçine. İçeriye. Çok moda olan. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. De. İçeri. İç.
Blank : Yazısız kağıt. Silmek. Çıkarmak. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş yer. Açık yer. Feshetmek. Boş kağıt. Boşluk.
Acceptance in blank : Karşılıksız kabul. Beyaz kabul. Açık kabul. Tutarı veya süresi belirtilmemiş bir poliçenin lehtar tarafından alınıp kabul edilmesi. Karşılığı olmadan kabul.
Drawing in blank : Üzerinde bulunması zorunlu bazı unsurlara ilişkin bilgiler yazılmadan düzenlenerek lehtara verilen poliçe veya bono. Açık keşide.
Endorse in blank : Açık çek imzalamak. Üzerinde parasal bir meblağ gösterilmeyen bir fatura veya çeki imzalamak. Beyaz ciro vermek.
Endorsement in blank : Açık ciro. Beyaz ciro.
In a bad condition : Kötü durumda.
İngilizce In blank Türkçe anlamı, In blank eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In blank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Above board : Alnı açık. Kanunlara uygun. Açık ve dürüst. Gizlisi saklısı olmayan. Hilesiz. Dürüstçe. Yasal. Doğru. Dürüst.
Apparentness : Ortada oluş. Meşru mirasçılık. Besbelli. Anlaşılır olma. Belli olma. Görünüşte olan. Meşru mirasçı olma. Aşikarlık. Ortadalık.
Apparent : Görünüşte olan. Göze çarpan. Ortada. Görünüşteki. Belirgin. Aşikar. Anlaşılır. Besbelli. Kolaylıkla görülür. Görünüşte.
Bawdies : Fuhşiyata dair. Seksle ilgili. Sekse ilgi. Açık saçık. Müstehcen. Terbiyesiz.
Bleakish : Çıplak. Korunmasız. Örtüsüz. Meydanda. Bunaltıcı. Üzüntü verici. İçi karartıcı.
Bawdy : Seksle ilgi. Sekse ilgi. Açık saçık. Fuhşiyata dair. Müstehcen. Seksle ilgili. Terbiyesiz.
Barest : Bomboş. Azıcık. Yalın. Tüysüz. Tamtakır. En çıplak. Çıplak. Yapraksız. Sade.
Aperture : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Gedik. Açıklık. Göz. Menfez. Delik. Pencere.
Barer : Yalın. Çıplak. Daha çıplak. Bomboş. Azıcık. Tamtakır. Sade. Tüysüz. Yapraksız.
Aboveboard : Çıplak. Apaçık. Doğru. Sadece. Kanuna aykırı olmayan. Adil. Hilesiz. Dürüst. Açık aşikar. Vicdanla.
In blank synonyms : blankest, bares, blanker, avowed, bare, desolately, aboveground.

Bu kısımda In blank kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In blank ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In blank anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In blank ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.