Ions türkçesi Ions nedir

Ions ile ilgili cümleler

English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.

English: A dreary landscape spread out for miles in all directions.
Turkish: Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.

English: A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Turkish: Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.

English: 2015 has been declared the International Year of Light by the United Nations.
Turkish: 2015, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Işık Yılı ilan edilmiştir.

English: "What is your relationship to him?" "I'm his father."
Turkish: "Onunla yakınlığın nedir?" "Babasıyım."

Ions ingilizcede ne demek, Ions nerede nasıl kullanılır?

Migration of ions : İyon göçü.

Negative ions : Negatif iyon. Negatif elektrik yükü taşıyan atomlar. Negatif iyonlar.

A tail to lions : En iyiler içinde sonuncu olmaktansa vasatlar arasında birinci olmak iyidir (aslanlar için bir kuyruk ve tilkiler için bir kafa değil den). Aslanlara bir kuyruk.

Abbreviations : Kısaltma. Kısaltmalar.

 

Abdications : Tahtı terketme. Çekilme (yüksek bir mevkiden). Feragat. El çekme. Kaçınma (sorumluluktan). Tahttan çekilme. Görevden çekilme. Tahttan vazgeçme. Yüksek bir mevkiden çekilme. Tahttan vazgeçmek.

Abductions : Kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Abdüksiyon. Kız kaçırma. Adam kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Dışaçekim. Adam kaldırma. (kas) dışarı çekme.

Ablations : Erime. Ameliyatla çıkarma. Yüzeysel erime veya erozyon. Ameliyatla organ alma. Uzaklaştırma. Aşındırma. Isıçekim. Vücuttan ameliyatla parça çıkarılması. Aşınma. Yüzeyden malzeme eksilmesi.

Abjurations : Dünyevi yaşamdan çıkıp ruhani hayata geçme yemini. İrtidat. Yeminle vazgeçme. Çekilme. Feragat. Feragat etme. Tövbe etme. Dinden çıkma. Vazgeçme.

Abominations : İğrenme. Nefret edilen şey. Nefret. Zelil olanlar. Zillete düşenler.

Abnormal relations : Sapkın ilişki. Hastalıklı ilişki. Garip ilişkiler. Anormal ilişkiler.

İngilizce Ions Türkçe anlamı, Ions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anion : Eksi üşer. Üşerçözüşümde üst-üşeğe taşınan eksi yüklü üşer. Eksi iyon -. Anyon (kimya terimi). Eksi yükün. Anyon. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eksin. Eksi yüklü özdecik yükünü. Elektrikle ayrışımda ve pillerde anoda göç eden eksi yüklü yükün. örn. so4-2, cl-.

Bond : Bağ. Birleştirmek. Birbirine yapışma. Resmi. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Örmek (duvar). İlişki. Karşılıklı sevgi. Hoşlanma. Bono.

Ionics : İyonik. İyon şeklinde olan. İyonsal. İyona ait. İyonlu. İyon (ile ilgili).

 

Chains : Ölçme zinciri. Silsile. Sınırlama. Dizi. Boyunduruk. Zincir.

Hamper : Kapaklı sepet. Zorluk çıkarmak. Travay. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Engellemek. Olmak. Güçleştirmek. Aksatmak. Köstek olmak.

Trammel : Avlamak. Kollu pergel. Engel. Güçleştirmek. Elipsograf. Gereç. Ayak bağı. Bir tür balık ağı. Tuzağa düşürmek. Engellemek.

Cation : Katoda ya da negatif kutba göç eden pozitif yüklü iyon. k+, na+, ca2+ gibi. Artı üşer. Katyon. Elektrikle ayrışımda ve pillerde katoda göç eden artı yüklü yükün . örn. cu2+,na+. Artı yükün. Katyon (kimya terimi). Katoda veya negatif kutba göç eden pozitif yüklü iyon. Elektriksel alan içinde, alan çizgileri doğrultusonda alt-üşeğe doğru devinen üşer. Artı yüklü özdecik yükünü. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Particle : Zerre. Yalnız başına bir anlam taşımayan; ancak, ad ve ad soylu kelimelerden sonra gelerek sonuna geldiği kelimeyle cümledeki başka kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran, gramer görevli bağımsız kelime: gibi, göre, kadar, için, karşı vb. babamın bana anlattıklarına göre, zavallı fahim bey meğer henüz doğarken de, kendisine takılan isimle bir yanlışlığın kurbanı olmuş (a.ş. hisar. fahim bey ve biz, s. 81). karısına karşı demin duyar gibi olduğu acıma ve sıcaklık dağılıp gitti (t. buğra. yalnızlar, s. 185). yük taş gibi, kurşun gibi ağırdı (y. kemal, ortadirek, s. 387). ve bu şok yalnız şükriye için gereklidir sanıyordu (t. buğra, göst. e., s. 24). çok erkenden çiftliğe inmek için uyandıklarında gördüler ki, çul ötede yığılı duruyor, koca halil de yok (y. kemal, ortadirek, s. 395). hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz (a.h. tanpınar, huzur, s. 85). onu galatasaray’a hafta sonunda olmaya gittiğim günlerde bile, kapıdan ilk önce kanatlarını görür gibi olurdum (a.h. tanpınar, göst. e., s. 217). ben bu sevdaya düştüğüm günden beri sadağımdaki bütün okları tükettim ve en sonuncusunu kendim için sakladım; ta ki hezimet takarrür ettiği an onu kendi elimle kendi bağrıma saplayayım diye (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından 5, s. 69) vb. Granül. Bağlaç. Cüz. İşlevsel sözcük. İlgeç. Fiil kök veya gövdelerine olumsuzluk kavramı veren ek, -ma- eki: yazma-mak (< yaz-ma-mak), yazmama (< yaz-ma-ma), yazmayış (< yaz-ma-yış) yazmayan (< yaz-ma-yan), yazmayınca (< yaz-ma-y-ınca), yazmadı (< yaz-ma-dı), yazmıyor (yaz-mı-yor), yazmamış (< yaz-ma-mış), yazmayacak (< yaz-ma-ya-cak), yazmamalı (< yaz-ma-malı), yazmasa (< yaz-ma-sa), yazma (< yaz-ma) vb. Takı. Molekül.

Ionic : İyon (ile ilgili). İyonsal. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İyon şeklinde olan. Yükünlerle ilgili. İyonlu. İyonik. İyona ait. İyonya ile ilgili.

Ion : Artı ya da eksi elektrik yüklü atom, molekül ya da kök. Pozitif veya negatif yüklü bir atom. Elektrik yüklü atom ya da atom grubu. Elektrik yüklü öğecik ya da öğecik kümesi. eksi üşerler eksicik edinerek, artı üşerler eksicik yitirerek oluşurlar. Net elektrik yükü taşıyan atom ya da molekül. Üşer. Artı, eksi kıvıl yük gösteren öğecik ya da özdecik. Elektrik yüklü atom ya da atom kümesi. (pozitif yüklü iyonlar (katyonlar), atomun ya da atom kümesinin elektriksel yönden yansızlığı için gerekenden daha az elektron taşırlar; negatif yüklü iyonlardaysa daha çok elektron vardır). Yükün. Bir atomun veya molekülün elektron alması veya elektron vermesiyle meydana gelen negatif veya pozitif yüklü atom veya molekül.

Ions synonyms : subatomic particle, shackle.