Şapkalı vida nedir, Şapkalı vida ne demek

Şapkalı vida; Ağaç alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Ayna tutturmada kullanılan ve başına düğme ya da kabara gibi madensel eklenti takılabilen özel vida.

Şapkalı vida kısaca anlamı, tanımı

Şapka : Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılmış olan başlık. Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ. Düzeltme işareti

Şapkalı : Şapka giymiş olan (kimse). Şapkası olan bitki. Üzerinde düzeltme işareti bulunan (ünlü).

Vida : Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi.

Madensel : Madenle ilgili veya madene özgü olan, madenî, metalik. Madenden yapılmış.

Tutturma : Tutturmak işi.

Eklenti : Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça.

Kabara : Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Maden : Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Bu mineralden yapılmış. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.

Düğme : Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

Takıl : 1.Buğday. 2.Tahıl ölçeği. 1.Çeyiz. 2.Bohça. 3.eşya. 4.İç giysisi.

Made : Yemek yeme isteği. Mide. Arapça kökenli mâ-adâ: mâda; başka; fazla; gayri.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

 

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Ayna : Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

Diğer dillerde Şapkalı vida anlamı nedir?

Osmanlıca Şapkalı vida : şapkalı vida