Şemdinli nedir, Şemdinli ne demek

Şemdinli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri

Şemdinli hakkında bilgiler

Şemdinli Kürtçe: Şemzînan, Hakkâri ilinin 3 ilçesinden birisi ve bu ilçenin merkezi olan şehir.

Yüksekova'dan 2.110 metre yükseklikteki Haruna Geçiti ile ayrılan ilçe, Zap Suyu'nun bir kolu olan Şemdinli Deresi ve kolları tarafından sulanan bir alandan oluşur. İran ve Kuzey Irak ile sınırdaş olan ilçe, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla dikkat çekmektedir.

Asurice (Doğu Aramicesi) 'Şamizdin' adına tarihi kaynaklarda 9. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır.

Musul'da Nakşibendi tarikatını ihya eden Mevlana Halid-i Bağdadi'in müridi olan Seyyit Taha 19. yüzyıl başında Şemdinan bölgesindeki Nehri köyüne gelerek önemli bir medrese kurmuş, aşiretleri barıştırmış ve Osmanlı tabiiyeti altında Urmiye'den Van'a kadar uzanan alanda etkisi hissedilen bir egemenlik tesis etmiştir. 1854-58 Rus Harbinde Hakkari aşiretlerini Osmanlı Devleti lehine seferber etmekte önemli bir rol oynayan Seyyit Taha halen Hakkari ve Irak arasında büyük saygı ile anılır.

Şemdinli kısaca anlamı, tanımı:

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

 

Merkez : Polis karakolu. Belirli bir yerin ortası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Biçim, tarz.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Metre : Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı. Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi.

Yükseklik : Yüksek olma durumu. Yükselti. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. İki dağ arasındaki uzun çukur. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

Taraf : Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.