Şer nedir, Şer ne demek

Şer; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimsıfat olarak kullanılır.

  • Kötülük, fenalık
  • Kötü, fena.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yaramaz.

Söz.

Şehir.

Arapça kökenli şerr: kötülük; sataşmayı huy edinmiş kötü tabiatlı kimse; şerli' de denir.

Kent.

Şer ile ilgili Cümleler

  • Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
  • Şer imparatorluğu çok kızgın.
  • “Senin başına bir şeyler gelecek ama hayır mı desem, şer mi desem...”

Şer ile ilgili Atasözü veya Deyim

ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme : “lehte konuşmuyorsun, hiç olmazsa aleyhte de konuşma” anlamında kullanılan bir söz.

Şer tanımı, anlamı

Şer vahtı : Güneş battıktan sonraki zaman, ezan zamanı

Yaramaz söz : Saçma sapan söz, hezeyan.

Tabiatlı : Herhangi bir yaradılışta, huyda olan.

Sataşma : Sataşmak işi.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.

Fenalık : Kötülük, şer.

Tabiat : Doğa. İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu. Doğal özellik. Huy, karakter. Güzeli ayırma melekesi, zevk, beğeni.

 

Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.

Yarama : Yaramak işi.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genel olarak tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Arap : Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sata : Üzüm salkımı.

Kent : Şehir. Site.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Diğer dillerde Şenlik salonu anlamı nedir?

İngilizce'de Şenlik salonu ne demek ? : festival theatre