Şor nedir, Şor ne demek

Şor; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Batı Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğunun adı

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Söz sohbet. 2.Toplantı.

Tuzlu. 2.Bir çeşit tuzlu peynir, çökelek. 3.Tuzlu, beyaz toprak. 4.Tuzlu, acı su. 5.Tuzlu ayran. 6.Koyunlara içirmek için hazırlanan tuzlu su. 7.Acı ve ekşi.

1.Kin, öfke. 2.Acı söz. 3.Üzüntü, dert. 4.Kötü.

Nezle.

Salamura balık.

Hep, bütün.

Rakı artığı.

Tuzlu.

Hastalık, güçsüzlük, zayıflık.

Ayrandan yapılan çökelek.

Yağı alınmış sütten elde edilen lor, kesmik, ekşimik.

Laf, söz.

Laf, söz (Kızılca k.).

Dedikodu, kışkırtma, acı söz.

Teknik terim anlamı:

Söz, lâkırdı, lâf.

Tuzlu (su).

Şor anlamı, tanımı

Şor şor : Bol ve gürültülü (akmak için)

Şor vermek : Konuşmak, anlatmak.

Güçsüzlük : Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış, kuvvetsizlik, aciz, iktidarsızlık.

Kışkırtma : Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

Salamura : Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. Bu suyun içinde tutulmuş yiyecek. Bu suyun içinde tutulmuş olan.

 

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Zayıflık : Zayıf olma durumu.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Tuzlu su : Sodyum klorür gibi tuzlarla doygun hale getirilmiş su. Soğutma sistemlerinde kullanılan sodyum, magnezyum veya kalsiyum klorürlerinin çözeltileri için kullanılan genel terim. İçinde, çözünmüş olarak tuz bulunan su. Fazla miktarda sodyum klorür içeren, %0,18’den daha fazla tuzluluğu olan su.

Kızılca : Kızıla çalan, az kızıl. Aşırı derecede, kızıl. Kızıla çalan bir tür buğday.

Ekşimik : Yağı alınmış sütten yapılmış olan peynir, kesmik, çökelek.

Çökelek : Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.

İçirmek : İçmesine yol açmak, içmesini sağlamak.

Hastalı : Hastalıklı.

Acı söz : Kişinin onuruna dokunan, gönlünü inciten söz.

Lakırdı : Genel ve soyut bir kavram halinde alınan dil kavramına karşı olarak, kişilerin ; ağızlarında gerçekleşen sözlü dil şekli.

Acı su : İçindeki minerallerin etkisiyle tadı sert olan kuyu veya pınar suyu.

İçirme : İçirmek işi.

Kesmik : Kesilmiş sütün koyu bölümü. Başakla karışık iri saman. Taş gibi olmuş toprak parçası.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Diğer dillerde Şopka anlamı nedir?

İngilizce'de Şopka ne demek ? : szopka